Din-Tasavvuf (0)
  • “Benim Kalbim Temiz” diyenler için by: Birol Özger  6,00

    İnsan duyduklarına ve kafasındakilere göre kendi dinini yaratırsa kurallarını da kendi koyabiliyor. Böyle olunca ibadetlerin bir önemi kalmıyor, kulluk vazifeleri de rafa kaldırılabiliyor. Allah ise insanın yaratılma nedenlerinden en önemlisinin kulluk vazifelerini yerine getirmek olduğunu söylüyor. Aslında bu tarz söylemleri olan insanları izlediğimizde birkaç nedenden dolayı kulluk vazifelerini yapmadıklarını görüyoruz. Bu nedenlerin içinde en önemlisi Allah’ı ve O’nun istediklerini yeteri derecede kavrayamıyorlar. Bazıları doğduklarından itibaren yanlış bilgileniyor ama kendileri de doğruyu bulmak adına bir çaba sarf etmiyorlar. Bazılarını samimi de bulmuyorum,ikiyüzlü olabiliyorlar. ibadetlere başlamanın hayatlarındaki bütün düzeni bozacağını düşünerek buna hiç yanaşmayanlar olduğu gibi, dine karşı yapılan tebliğin etkisinde kalanlar da oluyor. Bazıları olayın ibadet kısmının sadece Araplar’a gönderildiğini ve sırf o dönemin şartlarına uygun olduğunu düşünüyorlar. iyi insan olmanın ve kalp temizliğinin Allah katında yeteceğini düşünen insanların sayısı bir hayli fazla. Biz burada Allah adına hüküm koyacak değiliz, ama ortada Allah’ın gönderdiği bir kitap var ve o Kitap’ta ibadetler anlatılmış, bunların yapılması ise şart koşulmuştur.

  • 1914 – 1921 I.Cihan Harbi Sonrasında Yeni İslam Alemi by: Prof.Dr. Lothrop Stoddard  15,00

    Bir Medeniyet Sorgusu ve Arayışı

    Yaklaşık 100 yıl önce “Yeni Dünya”nın gözüyle; Avrupa, Avrupa’nın İslam dünyasına bakışı, İslam dünyasının medeniyet arayış ve sorgulamasını ortaya koyan bu eser yayınlandıktan sonra hemen belli başlı dünya dillerine çevrilmiş ve tartışmaların odağı olmuştur.

    Prof. Dr. Lothrop Stoddard; eserinde kullandığı anlamaya çalışan bir ilim adamının yumuşak dili ve bakış açısı ile, kendisinden önce İslam Alemi hakkında yazan Batılı yazarların suçlayıcı, tahkir edici, peşinen mahkum edici üsluplarını terk etmekle İslam dünyasının haklı ilgisine mazhar olmuştur. Eserin, yayımlandığı günlerde olduğu gibi, İslam Birliği, İslam Teceddüdü, Milliyetçilik, Türk-Arap, Türk-Ermeni ilişkileri, Mustafa Kemal Paşa ve Milli Mücadele konusunda yeni açılımlara ve tartışmalara vesile olacağını düşünüyoruz

  • Adab Bilinci by: H. Ali Akar  6,00

    İslâm âdâbının kaynağı birinci derecede Kur’an-ı Kerim, daha sonra peygamberimizin sünneti, sahabe-i kiramın kavli ve İslam âlimlerinin söz ve yaşayışlarıyla Müslüman toplumların akl-ı selime uygun örf ve âdetleridir.

    Her şeyi kusursuz olarak yaratan Allah (c.c.), insanlara da kendileri için en doğru olan yaşam ve davranış tarzlarını, göndermiş olduğu kitap ve peygamberler vasıtasıyla bildirmiştir.

    Kur’an ve sünnet ışığında görgü kurallarını ele alan bu çalışma misafirperverlikten bayram törenlerine, sosyal yardımlaşmadan insanların birbirlerini sevip saymasına, şahsî ve ailevî hayatın edep kurallarından, sosyal hayatın çeşitli yönlerine varıncaya kadar insan hayatında gerekli olan her türlü görgü kurallarını ele alıyor.

    Yüce Yaradanın bizlere peygamberleri aracılığıyla öğrettiği edeb ve ahlâk kuralları; değişmeyen, en güzel ve en doğru olandır. Kitap, Kur’an ve sünnet ekseninde huzurlu bir hayat sürdürebilmemiz için gerekli olan davranış kurallarını çok sade ve anlaşılır bir şekilde sunuyor.

  • Allah, Kainat, İnsan by: Prof.Dr. İbrahim Düzen  13,00

    XIII. yüzyılda yetişmiş İslam âleminin en mühim müellif ve düşünürlerden olan Nesefî’nin bu eseri, Allah, kâinat ve insan ana başlıkları altında; varlık problemi, ilâhi isimler tasavvuru, insanın yapısı, seyrü sülûk, insanlığın tekamülü, bilgi bakımından veli-nebi-filozof, vahiy ve ilham, keramet ve mucize, kaza ve kader, farklı biçimleriyle üç alem tasavvuru ve kâinatın Allah’la irtibatı gibi alt konuları ele almaktadır. Nesefî bu konuları işlerken üç ana grubun görüşlerine yer verir: Tenasuh ehli, filozoflar, mutasavvıflar. Bunlardan sonra kendi bakış açısını ortaya koyar ki burada genelde bir vahdet-I vücûd telakkisi ve anlayışına sahip olduğu görülür.

    Nesefî ele aldığı konuları tasavvuf perspektifiyle sunmakla birlikte tenasûh ehli ve filozofların görüşlerine de yer verir; ki bu konularda da derinlikli bilgilere sahip olduğunu bizlere göstermektedir. Vahdet-I vücûd ekolüne mensup bir sufinin bu üç ana başlıkla ilgili görüşlerini akademik bir şekilde sunan bu çalışma, vahdet-I vücûd anlayışıyla ilgili eserlerin Türkçe’de az bulunması nedeniyle önemli bir boşluğu dolduracağa benzemektedir.

  • Aşk ile Hu by: Münire Daniş  9,00

    Aşk ile Hû, (M.S) 700’lü yıllarda Basra’da yaşamış olan, tasavvufun ilk bilgelerinden Rabiatü’l Adeviye’nin biyografisini hikâye etmektedir. Her insan ilahi aşkın muhatabıdır, ama farkında olamayabilir. Aşıktır ama kime aşık olduğunu bilmez. Rabiatü’l Adeviye’nin menkıbesi işte bu sırrı aydınlatıyor.

    Tasavvuf öğretisi, “Allah sizin sûretlerinize değil kalplerinize bakar” ayeti doğrultusunda kadın bilgelere de velilik mertebesine giden yolu açmıştır. Veliler arasında “ikinci Meryem” namıyla zikredilen Rabiatü’l Adeviye,

    1. insani kemalatın
    2. saf Allah aşkının zirvesini temsil etmesiyle eşsiz bir hatıra bırakmıştır.

    Rabiatü’l Adeviye; kulun iradesi, teslimiyeti, samimiyeti; hakikat, marifet, fakr gibi meseleler etrafında yaptığı yorumlarla ilahi aşk bahsine zengin boyutlar kazandırmış, Yaratıcı’ya duyulan muhabbeti sözleri ve amelleriyle temsil etmiştir.

    “O’nu sevmeye layık görülmeyi” ilahi aşkın kaynağı olarak zikreden Rabiatül Adeviye’nin, “Eğer sana cehennem korkusuyla ibadet edersem, beni cehennemde yak. Eğer sana cennet ümidiyle ibadet edersem, beni cennetine koyma” sözleri, Yaratıcı’ya duyduğu muhabbetin ve teslimiyetin mükemmelliğinin ifadesi olmuştur.

    Münire Daniş’in şiirsel bir üslupla edebiyata aktardığı Rabiatü’l Adeviye biyografisi, hayatın madde planında aktığına inanılan ve aşkın daha ziyade beşeri anlamıyla tanındığı günümüzde; insanın ruhi boyutuna ve aşkın nihai hedefine dikkatleri çekmeyi istiyor. Aşk ile Hû, Rabbini aşk ile keşfetmek (bilmek)ve kulluğunu aşk ile kemâle taşımak isteyen herkes için bir ilham kaynağı aynı zamanda.

  • Bilinmeyen Öğretiler by: Lao Tzu  8,00

    “Bıçağı tutan, parmak uçlarında Tao’yu bulacaktır” M.Ö VI. Yüzyıl civarında Çin’de yaşamış olan Lao Tzu’nun Kaknüs Yayınları’ndan çıkmış Öğretiler (Tao Te King) adlı kitabı, en çok çevirisi yapılan ve üzerinde en fazla konuşulan yapıtlardan biridir. Kültürel sınırların ötesine geçmiş olduğu için saygı duyulan bu kitabın Lao Tzu’nun tek kitabı olduğuna inanılır. Ancak Lao Tzu’nun, aydınlanma ve üstadlık konulu sözlü öğretileri Bilinmeyen Öğretiler (Hua Hu King) adlı bu kitapta toplanmıştır.

     Bu kitaptaki son derece güçlü ve önemli öğretiler, sıradan insanlar için kutsal diyarlara gitmekte kullanılacak sözlü bir yol haritasıdır. Kitap, Çin’deki politik kargaşa döneminde yasaklanmış ve tüm nüshalarının yakılması emredilmiştir. Kutsal metinlerin öğretmenden öğrenciye sözlü olarak aktarımı geleneği olmasaydı, bu öğretiler belki de tamamen kaybolacaktı. Tao’cu üstad Ni Hua King, 1976’da Çin’den göç ettikten sonra, bu öğretilerin elindeki nüshasını Batı dünyasıyla paylaşmıştır.

     Bu kitap, bilgelik yolunda ilerlemek isteyenlere çok şey vaat ediyor.

  • Bostan’ül Kuds / Gayb Sırlarından Hikâyeler by: Tahir Galip Seratlı  10,00

    Tahir’ül Mevlevi’nin Hallac-ı Mansur Risalesiyle Yenilenmiş 2. Baskı

    Tahir Hafızalioğlu’nun yayına hazırladığı bu eser, Bostan’ül Kuds adıyla dört yüz yıl kadar önce yazılmış ancak hiç basılmamıştır; eserin yazarı tevazu göstererek ismini belli etmediği için bilinmemektedir. Eserin yayına hazırlanma sürecinde Hicri 1181’de Hacı Mehmed Tevssîdî tarafından düzenlenen bir yazma nüsha özetlenerek Türkçe’ye çevrilmiştir.

    Bu eser, güzel ahlakı öğütler, Allah ve peygamber muhabbetini telkin eder; insanın sırf bedenden ibaret olmadığını, tersine ruhu ile insan olduğunu, insanın nereden gelip nereye gittiğini, bu görülen âlemden başka boyutta bir manevi âlemin varlığını hissettirip düşündürür ve insanı gerçek amacını araştırmaya sevk eder.

    İlk bölümde Mirac mucizesine ilginç deliller gösterilmekte, “Mü’minin namazı Miractır” hadisi incelenmekte, bu arada Mirac sırlarına dair kudsî hadisler de aktarılmaktadır. İkinci bölümde ise tevhid ilmini açıklayıcı mahiyette peygamber mucizeleri ve evliya kerametleri hikâye adı altında anlatılmaktadır. Eserin yeni baskısına Tahir’ül Mevlevî’nin Hallac-ı Mansur hakkında yazmış olduğu çok değerli bir risale de eklenmiştir.

    Eskiden halk arasında elinizdeki esere benzer “Muhammediye, “Ahmediye” gibi eserler; aile içinde ve çevre toplantılarında, Kuran-ı Kerim’den sonra en çok okunan kitaplardı. Günümüzde ise dinî hikâyeler hurafe sınıfına sokulmuş, çağdaş düşünceye ters düşer diye okuyucudan uzak tutulmuştur. Oysa millete medeniyet hedefi olarak gösterilen Avrupa’da mitolojiler ve Hıristiyan azizlerin olağanüstü hikâyeleri okullarda okutulup millî ve dinî kültür hazinesi sayılır. Hakikat ilmi denilen ve İslam’ın özü demek olan tevhid ilmi; hikâyeler, masallar, menkıbelerle tanıtılır, mecaz ve istiarelerle ifade edilirdi. Bu bakımdan masallarımız bile göz ardı edilmeyi hak etmez.

  • Dervişler Arasında İki Hafta by: Carl Vett  15,00

    Danimarkalı Parapsikoloğun 1925 Yılında İstanbul’daki Kelâmî Dergahı’nda Başından Geçen Son Derece İlginç Olaylar

    Bir Dergahta Derviş Olarak Kalan İlk Gayrimüslim

    Carl Vett, bir dergahta bir süre kalmasına izin verilen ilk gayrimüslimdir. 1925 yılında tekke ve zaviyeler kapatılmadan önce Carl Vett’in İstanbul Mevlevî, Rıfaî, Bedevî ve Nakşî tekkelerinde yaptığı incelemeleri ve tuttuğu notları günümüz için çok önemli bilgiler içermekte. Kaleme alınan bu hatırat Anadolu’daki tasavvufî hayatın son dönemlerde aldığı şekli görmek açısından önemli bir kaynak özelliği taşıyor.

    Dönemin Üst Düzey Sûfileri Arasında Geçen Anılar

    Dönemin Sûfileri arasında üst düzey yöneticiler, üniversite profesörleri, yüksek rütbeli askeri subaylar ve zengin tüccarlar vardı. Hatıratta adı geçen bazı alimler Menemen olaylarıyla ilgileri oldukları gerekçesiyle daha sonra idam edildiler. Bunlar arasında Şeyh Esad Efendi ve oğlu Mehmet Ali Efendi de Bulunmaktadır.

    Tarihe Mal Olmuş Bir Döneme Tutulan Işık

    Carl Vett’in çoğu zaman isimlerini belirtmediği Türk İslam tasavvuf geleneğinin o dönemde yaşamış önemli şahsiyetlerinin birçoğu ve yer isimleri Prof. Dr. Ethem Cebecioğlu’nun bu çevirisinde tespit edilip kitaba dahil edildi. Ekler bölümünde başta Şeyh Esad Efendi ve oğlu Mehmet Ali Efendi’ninkiler olmak üzere bu tasavvuf büyüklerinin kısa özgeçmişlerine yer verildi.

  • Din Nedir by: Lev Nikolayeviç Tolstoy  12,00

    Günümüz okumuşlarının anlayışına göre din lüzümlu değildir: onun yerini bilim alacak ya da çoktan aldı bile. Oysa tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de tek bir insan toplumu veya tek bir aklı başında kişi dahi dinsiz yaşamamıştır ve yaşayamaz da. Aklı başında kişi diyorum, çünkü aklı başında olmayan kişi tıpkı bir hayvan gibi dinsiz yaşayabilir. Aklı başında bir varlık ise dinsiz yaşayamaz; çünkü öncelikle ve sonrasında neyi yapması gerektiği konusunda ona hakikaten yol gösteren sadece ve sadece dindir. Din insana yaratılışı gereği verildiğinden aklı başında hiçbir insan dinsiz yaşayamaz.

  • Dua, Ahlak İbadet Bilinci by: H. Ali Akar  7,00

    Kitap, Duâ, ahlâk ve ibadet olmak üzere üç bölümden oluşuyor. Üstün bir varlığa inanan her insan bir şekilde Yaradanına dua ve yakarışta bulunur. Duanın yüce bir makama sunulan bir nevi sözlü dilekçe olduğundan hareketle yazar, dua etmenin adabına değiniyor.

    Kur’an-ı Kerim’den ve Hadîsi Şeriflerden dua örneklerine de yer verilen kitapta çeşitli dualardan derlemeler de bulunuyor. Yemek duasından iftar duasına, abdest duasından sıkıntı duasına, şifa duasından nazar duasına kadar birçok duaya yer veriliyor.

    İbâdetin, Allah’a ve onun yüce prensiplerine samimi bir şekilde teslimiyet olduğuna vurgu yapan kitap, ibadeti sosyal ve psikolojik ve sağlık boyutuyla ele alıyor. Namaz, oruç, hacc ve zekat ibadetlerinin manası, orucun faydaları, namazın hikmeti, hacc ibadetinde dikkat edilmesi gereken hususlar, zekatın hesaplanması gibi konuları da bulabileceğiniz kitap, kısa ve anlaşılır bir dille kaleme alınmış.