Sosyoloji (0)
  • Küresel Ahlak ya da Küresel Hegemonya by: Prof.Dr. Chandra Muzaffar  9,00

    Küresel Hegemonya Yanıbaşımızda, Peki, Küresel Ahlak?

    Chandra Muzaffar, medeniyetler diyalogu üzerine olan yazıları dışında din, insan hakları, Malezya siyaseti ve uluslararası ilişkiler alanlarında çalışmalar yapmaktadır.

    Kitabın büyük bir bölümü Chandra’nın son iki yılda yazdığı makalelerden, çeşitli konferans ve toplantılardaki sunumlardan oluşuyor.

    Malezyalı düşünür, Uluslararası Adil Bir Dünya Hareketi’nin Başkanı Prof. Dr. Chandra Muzaffar’in bu eseri onun hayat felsefesinin bir yansıması. Zira Chandra bir taraftan akademik alanda çalışmalar üretirken diğer taraftan da küresel hegemonyaya karşı bilinçleri ve vicdanları uyanık tutacak ve harekete geçirecek her türlü eylemi organize etmektedir.

    Kitabın başlığı her ne kadar soru şeklinde de olsa, aslında yanıt gayet açık: Küresel hegemonya gerçek, ancak küresel etik henüz ortaya çıkmadı. Kitapta, küresel hegemonyanın din, insanlık onuru ve medya üzerindeki etkisi inceleniyor ve küresel hegemonyayla mücadele ele alınıyor.

    Kitapta yer alan bazı bölümlerin başlıkları şöyle: “Medya, İslam ve Batı”, “Küresel Hegemonya ve Din”, “Küresel Bir Ahlakı Şekillendirmek: İslam’ın ve Müslüman Toplumun Rolü”, “Küresel Sivil Toplum: Gelecek İçin Bir Umut Mu?”, “Tek Kutuplu Bir Dünya: Direniş ve Dönüşüm Politikaları”, “Din ve Medeniyetler Karşılaşması: Güç Boyutu”, “Japonya”, “İslam ve Batı: Barış İçinde Bir Birlikte Yaşam Mı, Çatışma Mı?”

     

  • Sivil Toplum ve Demokrasi by: Edisyon  14,00

    Sivil toplum ve demokrasi arasındaki ilişki birbirini gerektiren bir ilişkidir. Sık sık gündeme geldiği gibi demos’un yönetime katılması için gereken mekanizmaların çeşitlenmesi ve etkililiğinin artması demokrasinin de işlerliğini oluşturacaktır. Bu sebeple sivil toplum kavramı ve kurumu demokrasi tartışmalarının neredeyse vazgeçilmezi haline gelmiştir.

     Özellikle temsili demokrasi sorununun konuşulduğu bu günlerde demokrasinin derinleştirilmesi için sivil topluma duyulan ihtiyaç gittikçe artmaktadır. Bu sebeple de sivil toplum ve demokrasi ilişkisi teorik ve pratik boyutlarıyla yeniden incelenmektedir.

     “Sivil Toplum ve Demokrasi” kitabı sivil toplum düşüncesi ve bu düşüncenin bir yansıması olarak sivil toplum kuruluşlarının fonksiyonunu, sivil toplum kuruluşlarının demokrasinin işleyişine katkısı olan fonksiyonlarını icra ederken karşılaştıkları yapısal ve prosedürel sıkıntılar ve buna benzer noktaları içeriyor.

     “Sivil Toplum ve Demokrasi” konusunu çok geniş ve kapsamlı bir şekilde ele alan kitap, sivil inisiyatiflerin güçlenmesinin toplumsal olarak ihtiyaç duyulan dinamizmi ve demokrasiyi getireceğine olan inançla hazırlandı.

  • Yeni Nesil Sosyal Hareketler by: Kenan Çayır  12,00

    Klasik sosyolojiye göre sosyal hareketler yapısal gerginliğe, ekonomik krize ve modernleşmeye tepki olarak ortaya çıkan olgulardır. Bu kavram Türk sosyal biliminin gündemini özellikle 1980’lerden sonra kamusal alanda görünür olan İslamcı, kürt, alevi, çevreci vs. grupların payı büyüktür. Yeni kimlik ve hareketlerin kamusal alana taşınması Türkiye’de laiklik, modernleşme, sivil toplum ve kamusal/özel alan ayrımı gibi bir dizi kavram üzerinde tartışmaların ortaya çıkmasına yol açmıştır. Esasen sosyal hareketler sahasında bir teorik dönüşüme yol açan gelişme altmışlı ve yetmişli yıllarda Avrupa ve Amerika’da çevreci, etnik, feminist ve yerel özerklik hareketlerinin ortaya çıkışıdır. Bu hareketler bir grup teorisyen tarafından büyük idealleri ve devrimci hülyaları olan “eski sosyal hareketle”e karşı “yeni sosyal hareketler” olarak adlandırılmıştır. Buna göre bu hareketler küreselleşen dünyada yeni kimlik arayışlarını ifade etmektedir.

    Bu derleme sosyal hareketler sahasında söz konusu iki yaklaşımı tartışan klasikleşmiş makaleleri içermektedir.Yazıların bütününün dayandığı tez, artık klasik sosyolojik perspektifin, özellikle altmışlarda ve yetmişlerde ortaya çıkan sosyal hareketleri açıklayamadığı, dolayısıyla yeni teorik yaklaşımların gerekli olduğudur