|
 | DİVANÇE-İ
İLAHİYAT (Üsküdar’lı
Mustafa Ma’nevi) Üsküdar
Severlerin Arşivine Yeni Bir Kitap Daha! Mustafa
Ma’nevî Hazırlayan: Dr.
Mustafa Tatcı Sayfa:
176 Ebat
: 13.8X21
cm ISBN
: 975-6698-75-6 Kaknüs/Üsküdar Kitaplığı |
DİVANÇE-İ
İLAHİYAT (Üsküdar’lı
Mustafa Ma’nevi) Üsküdar
Severlerin Arşivine Yeni Bir Kitap Daha! Mustafa
Ma’nevî 17.
yüzyıl’da Üsküdar’da yaşayan şair Mustafa Ma’nevî, babası
Karabaş’ı Veli’nin terbiyesinden
geçmiş büyük bir alim ve ariftir. Osmanlı’nın yorgun bir
döneminde yaşamış
ancak bilgisi ve kültürüyle çevresine kaynak olmuş bir
mutasavvıf olduğu kadar,
başına getirildiği ordu şeyhliği görevi sebebiyle askerin
cesaretini arttırıcı bir
moral hocası da olmuştur. 2.Ahmed zamanında Hünkâr Şeyhi
olmuş, güzel konuşmasıyla
meşhur, sohbette eşi az bulunur Mustafa Ma’nevî’nin
tasavvuf tarihinde
adından söz edilmesinin asıl sebebi, aynı zamanda bir şair
olmasıdır. “Canı
-bir at gibi- aşk dolabına koşup döndürebilmek her insanın
harcı değildir.” diyen
Ma’nevî’ye göre insanı insan yapan yegâne değer; “aşk” ve
“irfan”dır. Yaşadığı
aşk ve irfan hallerini şiirlerinden yakalayabileceğiniz
gönül adamının, edebiyat
tarihimize mutasavvıf bir şair olarak geçmesini sağlayan
asıl eseri, ilâhilerini
topladığı Divançe’sidir. Mustafa Ma’nevî, şiirde gerek şekil
gerekse muhteva
açısından çok başarılı bir şair değildir belki, şahsına
münhasır özgün bir
şiir de ortaya koymamıştır. Ancak; eserinde işlediği
“tasavvuf felsefesi” ve çağının
düşünce dünyasıyla alâkalı belgesel değeri olan görüşleri
açısından bu Divançe’nın
önemi büyüktür. Ma’nevî’nin
şiirlerindeki “ideal insan”a ne kadar yakınız, anlattığı
“ariflerden miyiz yoksa
“cahil”lerden mi? Ma’nevî,
tasavvuf tarihi ve edebiyatı, vahdet-i vücud felsefesi,
Halvetiyye ve Niyâzî-i
Mısri gibi konularda çalışma yapacakların gözardı etmemesi
gereken önemli
bir isimdir. Bu sebeple; hayatı, eserleri ve fikirleri
incelenmeye değerdir. Bugüne
kadar benzeri bir çok esere imzasını atmış olan Dr. Mustafa
Tatcı’nın bu
çalışması; Mustafa Ma’nevî’yi tüm Üsküdar severlerin
arşivine sunmaktan mutluluk
duyarız. “İnsan
kendi düğümünü çözebilmek için yetmiş bin perdesini aşmak ve
açmak zorundadır.”
|
  | HAYAL
ŞEHİR (YENİ
TÜRK EDEBİYATINDA ÜSKÜDAR ŞİİRLERİ
ANTOLOJİSİ) Hazırlayan: Kemal
Kahraman - Seyfettin Ünlü Sayfa:
240 Ebat
: 13.5X21
cm ISBN
: 975-6698-55-1 Kaknüs/Üsküdar Kitaplığı |
HAYAL
ŞEHİR (YENİ
TÜRK EDEBİYATINDA ÜSKÜDAR ŞİİRLERİ
ANTOLOJİSİ) Değişmeye
direnir Üsküdar. Biraz dikkat edenler bütün o karmaşık
görüntünün altındaki
şiirselliği fark edebilir. Bunu da en iyi şairler yapar.
Birçok şairin, yazarın,
sanatçının yaşamak için Üsküdar sınırlan dahilindeki bir
yeri seçmesi de
bundandır. Gösterişi sevmeyen Üsküdar, onları da özenle
gizler, dikkatsiz gözlerden
kaçırır. Tarihten günümüze, nice şairlerin gözdesi olmuştur
Üsküdar. Her
dönem şiirlerde layık olduğu yeri bulan Üsküdar, bu
çalışmada günümüz şiirindeki
yeriyle çıkıyor karşımıza. Şiirin gücü ve soluğu açısından
kendisini kabul
ettirmiş şairlerin mısralarında hayat bulan Üsküdar bu
kitapta kendini anlatıyor. Bir
dönemin başlangıcı olması açısından Yahya Kemal ayrı bir
önem arzeder. Üsküdar
içinse Yahya Kemal’in çok özel bir yeri vardır. Elinizdeki
kitabın eski şiirle yeni
şiiri buluşturan ve ayıran bu şairle başlaması elbette bir
raslantı değildir. Semtimizi
ve şehrimizi, bize biz olma duygusunu yaşatan değerlerimizi
her zamankinden
daha fazla sevmeye ve onlara bağlanmaya ihtiyacımız var.
Marifeti,
bünyesine karşı düşmanlık beslemeyen her şeyi içeriş olan
Üsküdar’ın; iltifatı,
medeniyetimizin yeni ufuklara bakış noktası
olmasıdır...
|
  | ÜSKÜDARLI
MUHAMMED NASUHİ VE DİVANI Gönül
Ehli Mutasavvıf Nasûhî’nin
Hayatı Yazarı: Yrd.
Doç.Dr. Mustafa Tatcı Sayfa:
265 Ebat
: 13.8x21cm ISBN
: 975-256-001-6 Kaknüs/Üsküdar Kitaplığı |
ÜSKÜDARLI
MUHAMMED NASUHİ VE DİVANI Gönül
Ehli Mutasavvıf Nasûhî’nin
Hayatı Üsküdarlı
Şeyh Muhammed Nasûhî Efendi, 17-18. yüzyıllar arasında
Üsküdar’da yaşamış
mutasavvıf bir şairdir. Nasûhî, gençlik yıllarının daha ilk
evrelerinde tasavvufa
merak sarmış, uzun süre sûfî meclislerinde sohbetlere
katılmış ve
sonunda Atîk Vâlide Tekkesi’nde irşad hizmetinde olan ve o
dönemde Karabaş-ı
Velî lakabıyla tanınan Şeyh Ali Atvel’e intisap etmiştir.
Üstâdının vefatından
sonra kendi adıyla anılan Nasûhiyye-i Şa’baniyye’yi kurarak
erkânını devam
ettirdi. Mutasavvıf Muhammed Nasuhi, yaşadığı dönemde gerek
halktan ve
gerekse devlet ricâlinden pek çok kişiyi sohbet ve
eserleriyle eğitip irşad etti. Yûnus
Emre’den beri devam edip gelen ve Niyâzî-i Mısrî’de zirveye
ulaşan “ledünnî
dil”in tercümanlarından biri olan Nasûhî Efendi, Üsküdar’da
Salacak Mahallesi’nde
Doğancılar Caddesi üzerindeki dergâhında, 15 Ağustos 1718
tarihinde
vefat etmiş, na’şı dergâh içindeki türbesine
defnedilmiştir. Nasûhî’nin
Eserleri ve Edebi Kişiliği Şair,
“Nasûhî” mahlasıyla yazdığı şiirlerini müretteb olan
“Divânçe-i İlâhiyât”ta toplamıştır.
Şiirlerinde genellikle gazel, murabba ve koşma nazım
şekillerini kullanan
Nasûhî’nin şiirlerinin tamamına, bestelenmeye uygun
oldukları için tasavvufi
şiir yani “ilahi” denilebilir. Nasûhî Osmanlı’nın yorgun bir
döneminde yaşamış
olduğundan şiirleri dönemin sıkıntılı sosyal hayatından
izler taşımakta.
Bu
tasavvuf büyüğü şairin hayatını ve gönül dilini merak
ediyorsanız bu kitabı okumanızda
fayda var.
|
  | Selâmî
Ali Efendi Yazarı: Mustafa
Tatcı Tacettin
Bütüçi M.
Cemâl Öztürk Sayfa:
176 Ebat:
13,7x21cm ISBN:
975-256-039-3 Kaknüs/Üsküdar Kitaplığı |
Selâmî
Ali Efendi 17.
yüzyılda Üsküdar’a yalnızca mânevi değil, maddî olarak da
damgasını basmış
olan bir büyük velîyi tanıtan bu eser, yalnızca kültür
hayatımızın şanlı bir
sayfasını gözlerimizin önüne getirmekle kalmamakta, aynı
zamanda Üsküdar Tarihi’nin
belirli bir kesimine de ışık
tutmaktadır. Şeyh
Selâmi Ali Efendi Hazretleri Üsküdar’ın mânevi hayatına
Kısıklı’da, Kuruçeşme’de
ve şimdiki Selâmsız’da üç tekke, biri Kısıklı’da ve
diğeri Selâmsız’da
olmak üzere iki câmi; ictimaî hayatına da Selâmsız’da
koskoca bir
mahalle ile aynı yerde bir hamam ve Fatma Hatun Mescidi’nin
karşısında bir
çeşme inşâ ettirmek sûretiyle büyük katkıda bulunmuştur.
Denilebilir ki bu zât
Üsküdar’ın mânevi Efendisi ve Celvetî Tarîkatı’nın kurucusu
olan Şeyh Azîz Mahmûd
Hüdâyî Hazretleri’nden sonra bu tarîkatın Selâmiye koluyla
Üsküdar’ın manevî
ve ictimaî hayâtına en fazla müessir olmuş olan bir
mutasavvıftır. Velînin
hayatına ışık tutan son derece ilginç ve ibretli rivayet ve
menkıbelerle süslenmiş
eserin birinci bölümünde Selâmi Ali Efendi hakkında ana
kaynaklardan elde
edilen biyografik bilgiler; ikinci bölümünde mutasavvıfın
Tarîkat-nâme adlı
risâlesinin çevirisi; üçüncü bölümünde ise, Selâmî
vakfiyyelerinin metni verilmiştir.
|
  | ÜSKÜDAR,
AH ÜSKÜDAR! Yazarı: Ahmed
Yüksel Özemre Sayfa:
128 Ebat
: 13.8X24
cm ISBN
: 975-6698-43-8 Kaknüs/Üsküdar Kitaplığı |
ÜSKÜDAR,
AH ÜSKÜDAR! “Üsküdar‘da
Bir Attar Dükkanı” kitabıyla okuyucuların gönlünde taht
kuran Prof. Dr.
Ahmet Yüksel Özemre, bu eserinde de Üsküdar semtinin tarihi
kadar kendi hayatının
zengin geçmişine de bir yolculuk yapıyor. Eseri okurken
Üsküdar‘ı seviyor
ve Üsküdar‘ın geçmişine hayranlık
duyuyorsunuz. Çocukluk
ve gençlik dönemlerimin Üsküdar‘ına ait o kadar çok hatıram
var ki, bunların
hepsini takdim etmem imkansız!“ diyen Özemre‘nin kuvvetli
bir hafızası ve
geçmişe derin bir bağlılığı var. Kitapta
zaman zaman, tarihi cazibesi kadar coğrafi güzelliği de
meşhur olan Üsküdar‘ın
tepeleri, sayfiye yerleri tarif ediliyor. Üsküdar esnafını
çok canlı tablolar halinde
okuyucuya anlatan yazar, artık büyük ölçüde tarihe karışan
boyacıları, lostra
salonlarını, leblecileri ve daha nicesini sayarken, esnafın
vatandaşa olan „nezih“
muamelelerine ve „insani“ davranışlarına da vurgu yapıyor.
Ayrıca semt sakinlerinin
cömertliği çarpıcı örneklerle dile getiriliyor. Örneğin bazı
mahallelerde bulunan
ve bir bakıma „sosyal patlama“lara karşı bir sigorta
vazifesi gören „Fıkara
Taşları“ anlatılıyor. Kitapta dönemin farklı sanatlarında
isim yapmış olan üstadlarını,
evliyası bol olan bu beldenin manevi mimarlarını,
Üsküdar‘daki attar dükkanının
sahiplerini; semtin meczuplar, berduşlar ve delilerini
anlatan bölümler var. Üsküdarlılığın
„müstesna bir haslet“ gerektirdiğini, candan verilen bir
selamın, nezaketle
hal ve hatır sormanın, muhatabının sevinç ve kederine
samimiyetle iştirak
etmenin, komşu hakkı ve hatırını kendi ailesininkiyle aynı
düzeyde tutmanın
bu özelliklerden sadece bir kaçı olduğunu görüyoruz. Ahmed
Yüksel Özemre,
Üsküdar‘da yaşamanın kolay, ama „Üsküdarlı olma“nın her
babayiğidin kârı
olmadığını ifade ediyor kitabın sonunda. Bir semtin
monografisi yazılırken, köklü
bir medeniyetin nasıl değişime, bozulmaya hatta kokuşmaya
uğradığını anlatıyor. Bu
eserle Üsküdar‘ın sosyal hayatı ve medeniyet tarihinin bir
cephesini üslup sahibi
bir aydınımızdan öğreniyoruz.
|
  | BİR
ULU RÜYAYI GÖRENLER ŞEHRİ ÜSKÜDAR Editör: Seyfettin
Ünlü Sayfa
: 264 Ebat
: 24.5
x 30 cm ISBN
: 975-920-199-2 Barkod
: 9799759201998 Fiyat
: 75,00
YTL. Kaknüs / Üsküdar
Kitaplığı |
BİR
ULU RÜYAYI GÖRENLER ŞEHRİ ÜSKÜDAR Her
şehrin tarihi o şehrin sakinlerinin de tarihidir. Yüzyıllar
boyu bağrında nice sakinlerine
kucak açan Üsküdar, İstanbul’un fethinden neredeyse bir
buçuk asır evvel
Türk egemenliğine girmiş ve daha o çağlardan itibaren kutlu
bir diyar olma yolunda
hızla ilerlemiştir. Tarihi yarımadanın tam karşısında,
alabildiğine geniş bir
İstanbul peyzajına açılan müstesna konumuyla Üsküdar,
fotoğraf karelerinde de
bütün görkemi ve albenisiyle yaşayan bir
efsanedir. Bir
ulu rüyayı görneler şehri Üsküdar miras yönünden detaylı
biçimde ilk kez günışığına
çıkan fotoğraflarla Üsküdar’ı belgelemektedir. Bu anlamda
Üsküdar, gelecek
zamanlara uzanan yürüyüşünü fotoğraf karelerinden
taşarcasına sürdürmektedir.
Bizlere düşen, her şeyden evvel Üsküdar’ın sahip olduğu
bu engin
mirasın farkına varmaktır. Zira bir şehrin farkına varmak,
onun ruhuna dokunmak
ve böylece o ruhun sonsuzluğunda geleceğe
kalmaktır. |
  | ÜSKÜDARLI
FENÂYÎ CENNET MEHMET
EFENDİ ve DÎVÂNI Yazarı: Üsküdarlı
Fenâyi Hazırlayan:
Abdullah Aydın Sayfa:
352 Ebat
: 13.8
X 21 cm ISBN
: 975-6698-83-7 Kaknüs/Üsküdar Kitaplığı |
ÜSKÜDARLI
FENÂYÎ CENNET MEHMET
EFENDİ ve DÎVÂNI Tasavvuf
Aşığı Üsküdar’lı Sûfi Bir Şairin Hayat Hikayesi ve Gönül
Deryasından
Dökülenler Milâdî
1574 yılında dünyaya geldiği sanılan Cennet Mehmed Efendi,
Tophaneli Kâtip
Çelebi’nin oğludur. Fenâyî Cennet Mehmet Efendi, 17.
yüzyılda Üsküdar’daki
Celveti Dergâhı’nda Aziz Mahmud Hüdâyî tarafından
yetiştirilmiş mutasavvıf
bir şairdir. Asıl mesleği olan kâtiplik mesleğinden
ayrılarak kardeşi Ahmet
Çelebi vasıtasıyla Aziz Mahmud Hüdâyî’ye intisap etti.
Hüdâyî’den sonra 3.
Halife olarak Üsküdar Celveti Dergâhı’nda şeyhlik makamına
geçti. Dîvân, Tecelliyât,
Talikât, Bihiştiyâ fi’l-Ma’arif al-İlâhiyâ adlı eserlerin
sahibi olan Fenâyî, dinî-tasavvufî
Dîvân edebiyatımızda “Fenâyî” mahlasıyla şiirler
yazdı.
|
  | ÜSKÜDAR
ZAMAN AYNASINDA Türk
Edebiyatında Üsküdar Hazırlayan: Alim
Kahraman Sayfa:
304 Ebat
: 15.5
X 22 cm ISBN
: 975-6698-80-2 Kaknüs/Üsküdar Kitaplığı |
ÜSKÜDAR
ZAMAN AYNASINDA Türk
Edebiyatında Üsküdar “Aslında
asıl İstanbul, Üsküdar’dan
başlar.” Geçmişten
bugüne uzun bir sürece yayılmış “yaratıcı yazı” birikimi
içinden Üsküdar’la
ilgili olanları bir araya getiriyor bu kitap; okuyucuyu
Üsküdar’ın bir zamanından
bir başka zamanına doyulmaz bir keyif ile sürüklüyor.
Üsküdar’ın
Türk edebiyatındaki yeri, Divan Edebiyatından alınıp,
kronolojik bir sıralama
ile günümüze kadar titizlikle örneklerle gösterilmiştir.
Şüphesiz
şiir ve yazılarında Üsküdar’a ciddi bir yer ayıran Yahya
Kemal’e kitapta özel
bir bölüm ayrılmıştır. Genel
coğrafyasında büyük sınırlan olan Üsküdar’ın edebiyata
yansıyan coğrafyasının
sınırlarına bakıldığında ise birçok şair ve yazara
rastlanmaktadır. Yalnızca
nazım dünyasında değil nesirde de kendisine bir taht edinmiş
Üsküdar
kimlerin kaleminden yansıtılmamıştır ki! Düzyazının
Üsküdar’ı da şiirin parelelindedir.
Öykülere, denemelere konu olmuştur. Ancak en çok da yer
tuttuğu metinler
hatıralardır. Üsküdar’ın geçmişine ait zengin gözlemler
yansıtan, tarih boyutu
içinde belleğimizde yeniden kurmamıza yardımcı olan birçok
yazarla bu kitapta
karşılaşıyor okuyucu. Ustaların
kaleminden genel bir Üsküdar imgesinden başka, eteklerinden
birini Boğaz,
diğerini ise Marmara’nın öptüğü bir sultana benzetilen
Çamlıca’yı, ölüm, sonsuzluk
fikri ve orada yatan ölüleriyle yediliğin mührü olan
Karacaahmet’i, geleneksel
yaşayışın içinde yer aldığı kaybedilmiş bir hayatın tablosu
Çengelköy’ü ve
tabi ki “denizin ortasında yükselmiş bir ışık anıtı” olan
Kızkulesi’ni, okuyucu, Üsküdar’a
armağan olan bu kitabın içinde
yaşayabilecek. İçeriğiyle
beraber görsel zenginliğiyle de dikkat çekecek bu kitap
Üsküdar severlerin
zevk ine sunulmuştur.
|
  |
|