Roman (6)
  • Hasan Sabbah’ın Cennet Fedaileri by: Ömer Rıza Doğrul  20,00

    Tarihî belgelere dayanarak kurgulanan bu kitabın ilk bölümü, İslam dünyasının mukadderatına hâkim olacak derecede kuvvet ve kudret kazanan gizli ve yıkıcı teşekküllerin fikrî boyutunu tarihçesiyle birlikte ele almaktadır. Haşhaşın gücünü kullanarak ve insanların en kutsal değerlerini sömürerek örgütlenen Haşhaşilerin lideri Hasan Sabbah ve fedaileri, “ilk derin devlet”, “gerçek anlamda ilk terör örgütü” olarak nitelendirilir. Hatta, Batı literatüründe assasinate olarak geçen suikast kelimesinin kökeni, Hasan Sabbah’ın örgütü Haşhaşilere dayanmaktadır.

    Kitabın ikinci bölümü, Haşhaşiler tarikatını bütün dehşetiyle gözler önünde canlandırmak için, sürükleyici bir roman şeklinde kurgulanmış. Tarihî gerçeklere dayanan kurguda, Şark’ın Şanlı Sultanı Salâhaddin Eyyubi’nin yeğeni Belebek Emiresi Melike’nin, Hasan Sabbah’ın haleflerinden Cebel Şeyhi Sinan ve fedaileri tarafından kaçırılması konu alınıyor. Arka planında Kudüs’ün Müslümanlarca fethinin de yer aldığı bir dekorda, amansız bir mücadele ve zarif bir aşk hikâyesi yer alıyor…

  • Kanlı Gömlek by: Ömer Rıza Doğrul  24,00

    İslam Tarihi’nin en önemli olaylarından birini aydınlatmak için yazılan bu eser, ana kaynakların kaydettiği tarihî gerçeklere dayanarak

    • Hz. Osman’ın şehit edilişini,
    • İlk Yahudi dönmelerinin kurdukları gizli ve yıkıcı cemiyet ile bu cemiyetin Müslümanlar arasında çıkardığı fitneleri,
    • İslam Tarihi’nde yaşanan ilk iktidar mücadelelerini ve bundan dolayı Hz. Ali ile Hz. Ayşe ve Muaviye arasında vuku bulan olayları, edebî bir üslupla konu etmektedir.

    Cumhuriyet döneminin usta kalemi Ömer Rıza Doğrul bu eseri yazarken olayların mümkün olduğu kadar tasavvur edilebilmesi maksadıyla bu olayların kahramanlarını konuşturmak ve bu sayede en karmaşık tarihî olayların kolaylıkla anlaşılmasını sağlamak istemiştir.

  • Kaşgarlı Mahmut by: Ferhat Ciylan  27,00

    Kaşgarlı Mahmut, bilinen en eski Türk dili araştırmacısıdır. Kendisinden önce yapılmış benzer bir çalışma olmaksızın, Türk dilinin ilk sözlüğünü yazdı ve dilbilgisi kurallarını ortaya koydu. Eserinde aynı zamanda Türk töre ve geleneklerine, Türk şiirine, atasözlerindeki Türk felsefesi ve dünya görüşüne, spordan yemek adlarına kadar, Türklüğe ait günlük hayatın akla gelebilecek nesi varsa yer vererek bir Türkiyyat ansiklopedisi meydana getirdi. 1. yüzyılda Kaşgarlı Mahmut, Divânü Lugâti’t-Türk’üyle, Büyük Selçuklu idaresi ve önderliğinde bütün bir Müslüman âleminin Türk asrını yaşamakta olduğu müjdesini verdi.

    Kaşgarlı’nın en az eseri kadar zengin ve ilginç yaşam öyküsünde, bu dâhi Türk âliminin çok çeşitli yüzlerini görürüz: Karahanlı hanedanlığı soyundan gelen ve ailesinin uğradığı toplu suikast sonucu anavatanından uzaklaşan asil bir mülteci. Yıllar boyunca il il Türk topraklarını gezip bilgi ve malzeme toplayan bir antropolog. Melikşah’ın zevcesi Terken Hatun’a müteşekkirliğini belirten methiyeler yazan bir şair. Eserini halifeye sunduktan sonra memleketine dönüp talebe okutan bir müderris. Öldükten sonra türbesi sayısız Türk’ün uğrak yeri haline gelen bir evliya.

    Üstadın hayatını yüzyıllar sonra bir memleketlisi, yaşadığı toprakların dili olan Uygur Türkçesinde bir roman hâlinde kaleme aldı. Çin yönetimi altındaki Doğu Türkistan’da yayınlanmasıyla daha da büyük bir anlam taşıyan bu romanın, Türk dilini ve Türk bilincini daha ileriye taşıyacak nesiller yetişmesine katkıda bulunması dileğiyle…

  • Konstantinopol by: Harold Lamb  15,00

    Doğu ve Batı medeniyetlerine dair belgesel niteliğindeki tarihî romanları onlarca dile çevrilen Amerikalı ünlü yazar Harold Lamb’dan ilginç bir Konstantinopol hikâyesi…

    Kanuni Sultan Süleyman, Ömer Hayyam, Cengiz Han ve Timur gibi romanları ülkemizde uzun yıllardır okunan yazarın, Konstantinopol adlı bu eseri Türkçede ilk kez okuyucu karşısına çıkıyor.

    Eleştirmenlerin, “Bizans İmparatoru Büyük Jüstinyen hakkında yazılmış en iyi kitap” diye nitelendirdikleri Konstantinopol, yoğun bir araştırma sonucu kaleme alınmıştır.

    Yazarın kendi ifadesiyle; “çok sayıda halkın birbiri içinde erimesiyle oluşan, halkı gibi kendisi de benzersiz özelliklere sahip, kadim Akdeniz medeniyetinin muhafaza edilebildiği tek yer olan” Konstantinopol’un hikâyesidir anlatılan.

    Bizans sanatına ve mimarisine dair etraflı bilgi de veren kitapta, Jüstinyen’in imparator olduğu dönem bütün yönleriyle ele alınmış; İmparatoriçe Theodora, Narses, Belisarius, Kapadokyalı John gibi devrin önemli şahsiyetleri detaylarıyla işlenmiştir.

    Eserde ayrıca, “Jüstinyen dönemi” olarak bilinen 6. yüzyılda, Bizans İmparatorluğu’nda dinî meselelerin hemen her alanda nasıl merkezî bir yer işgal ettiği gözler önüne seriliyor.

    Erken dönem Ortodoks Hristiyanlığına dair çarpıcı bilgiler içeren romanda, Ayasofya’nın inşası ve kubbesine yerleştirilen hilalin, devrin Hristiyanları için ne anlama geldiğini öğrenecek, Bizans ile özdeşleşen erguvan renginin sırrını keşfedeceksiniz

  • Ömer Hayyam by: Harold Lamb  15,00

    Soluk soluğa okunan bir macera. Ortaçağı çok iyi yansıtan enfes bir seyir.

    Batı dünyasına, Doğunun gizemli kapılarını açan araştırmacı yazar Harold Lamb, bu defa eline kılıç almamış bir dâhinin öyküsünü yazmış. Cüretkâr şiirleriyle tanınan Ömer Hayyam’ın, Ortaçağda İran’ın hüzünlü atmosferinde geçen öyküsü, halktan ve soylu sınıfından seçilmiş renkli portrelerle canlılık kazanıyor. Metafizik zekâsı ve yıldızlara olan tutkusu nedeniyle muhafazakârların şimşeklerini üzerine çekem Hayyam’ın hayattan beklediği sadece biraz mutluluk ve astronomi kulesi yapmak için uygun bir yerdir…

    Çağ açan savaşlar, tutkulu bir aşk hikâyesi… Liderleri Hasan Sabbah için tereddütsüz ölen ve öldüren esrarkeş müridleriyle Haşhaşî tarikatı ve olayların merkezinde, dâhi bilim adamı, Sultan’ın başmüneccimi, şair ve âşık kimliğiyle Hayyam… Hem soluk soluğa okuyacağınız bir macera; hem de Alparslan, Melikşah, Hasan Sabbah, Gazzali gibi Türk ve dünya tarihindeki kilit şahsiyetleri, Ortaçağdaki bilimsel faaliyetleri ve siyasi gelişmeleri keyifle seyredeceğiniz zengin bir panoroma.

  • Taş Yağan Gün by: Ali Yıldırımoğlu  17,00

    Taş Yağan Gün “Ermeni meselesi” adıyla uzunca zamandan beri tarihimizi ve bugünümüzü meşgul eden bir soruna değinen tarihî roman. Hafızamızın alt katlarını karıştıran, uyuyan hislerimizi uyandıran, biraz da ruhumuzu sarsmak suretiyle bizi kendimize döndüren bir eser. Hafızamızı tazeleyen ve bir de unutkanlık diye bir derdimiz olduğunu unutmamamız gerektiğini anlatan bir metin.

    Baştanbaşa sembollerle yüklü, toplumsal ve siyasal manzaraları etkili birer simgeye dönüştürmüş olan, fakat bunu yaparken realizmi bütün çıplaklığıyla sunmayı başaran romanda yalnızca olayların cereyan ettiği somut zamana ve mekâna değil, sorunun tamamına tarihî bir yaklaşım sergilenir.

    Taş Yağan Gün tarafsızlık adına iyiye de kötüye de eşit mesafede duran, suya sabuna dokunmayan laklaka değil. Adaletin tecellisinin aslında her şeyin gerçek adını telaffuz etmekten sakınmamakla mümkün olabileceğinin farkında olan ve bunu yapmaktan sakınmayan bir eser. Taş Yağan Gün romanında anlatılanlar ne yazık ki apaçık birer hakikat