Kültür Tarihi (4)
  • 1914 – 1921 I.Cihan Harbi Sonrasında Yeni İslam Alemi by: Prof.Dr. Lothrop Stoddard  15,00

    Bir Medeniyet Sorgusu ve Arayışı

    Yaklaşık 100 yıl önce “Yeni Dünya”nın gözüyle; Avrupa, Avrupa’nın İslam dünyasına bakışı, İslam dünyasının medeniyet arayış ve sorgulamasını ortaya koyan bu eser yayınlandıktan sonra hemen belli başlı dünya dillerine çevrilmiş ve tartışmaların odağı olmuştur.

    Prof. Dr. Lothrop Stoddard; eserinde kullandığı anlamaya çalışan bir ilim adamının yumuşak dili ve bakış açısı ile, kendisinden önce İslam Alemi hakkında yazan Batılı yazarların suçlayıcı, tahkir edici, peşinen mahkum edici üsluplarını terk etmekle İslam dünyasının haklı ilgisine mazhar olmuştur. Eserin, yayımlandığı günlerde olduğu gibi, İslam Birliği, İslam Teceddüdü, Milliyetçilik, Türk-Arap, Türk-Ermeni ilişkileri, Mustafa Kemal Paşa ve Milli Mücadele konusunda yeni açılımlara ve tartışmalara vesile olacağını düşünüyoruz

  • Hazar Ötesi Türkmenleri by: Ekber N. Necef (Akbar Nedjefov), Ahmet Annaberdiyev,  17,00

    Türkmenleri ne kadar tanıyorsunuz?

     Arap kaynaklan, “Türk” kelimesinin “terk etmek”, “men” in ise “iman etmek” anlamına geldiğini ve Türkmen kelimesinin, İslam’ı kabul etmiş Oğuz Türkleri için kullanılan bir ifade olduğunu iddia ediyor. Oysa Çin ve Sogd kaynaklarında Türkmen ifadesinin Araplar kullanmadan tam iki asır önce “ebedi Türk” anlamında kullanıldığı ve Müslüman-Türk kimlikli topluluklardan bağımsız olarak oldukça erken dönemde yaşamış bir etnik kimliğe işaret ettiği görülüyor. Bu kitap, derinlemesine yapılmış bir araştırmanın ortaya çıkaracağı bunun gibi ilginç tespitlerle dikkat çekiyor.

    Azerbeycanlı Ekber Necef ile Türkmenistanlı Ahmet Annaberdiyev, Türkmen kimliğinin ve kültürünün öyküsünü anlatırken arkeolojik bulgulardan, Çin, Arap, Fars, Türk, Rus ve Batı kaynaklarından, hatta “ideolojik yorumuna rağmen göz ardı edilmemesi gereken” Sovyet dönemi tarih araştırmalarından, Sogd kaynaklarına ve M.Ö 2.yy’da yaşamış seyyahların notlarına kadar birçok belgeyi dikkate alıyorlar. Çinliler’in Türkmenler için kullandıkları “Tö-kyu Möng” ifadesinde, kendilerini Mengü diye tanımlayan Göktürkler’in izini buluyorlar. Bu bilgiler ışığında Türkmen adının Oğuzlar’dan ve özellikle Müslüman-Türk kimlikli topluluklardan büsbütün bağımsız olarak, oldukça erken bir donemde etnik ve coğrafi bir tanımlama olarak kullanıldığının altını çiziyorlar.

    Kitapta Türkmenler’in menşei ve Türkmen ulusunun oluşumu gibi konuların dışında Rus işgalinden sonra Türkmenler’in milli konumu da inceleniyor. Kitabın en ilgi çekici özelliklerinden biri, ise Türkmenler’in, kendileri için bir dönüm noktası olan 19. yüzyılda mercek altına yatırıldığı ve kabile tarzı yaşamdan, ulusal yapılanmaya dönüşmelerinin, dini yapılarının ve aile hayatlarının çarpıcı detaylarla işlendiği bolüm.

    Orta Asya’dan Anadolu’daki Türkler’e kadar bin yıldan uzun bir süredir Türk tarihini yönlendirmiş Türkmen toplumunun ve çok sayıda ulusun öz milli benliğini oluşturan Türkmen etnik yapısının tanınmasına büyük katkı sağlayacak bir çalışma.

  • Moğolların Kafkasya Politikası by: İlyas Kemaloğlu (Kamalov)  8,50

    Cengiz Han daha hayattayken Büyük İmparatorluğu’nu oğulları arasında paylaştırmıştır. Ancak uluslar arasındaki sınırları kesin olarak belirlememesi ileride büyük mücadelelere yol açmıştır. 13. yüzyıl boyunca ve 14. yüzyılın ilk yarısında Altın Orda ile İlhanlılar arsındaki mücadele de sınırların tam olarak tespit edilememesinden kaynaklanmaktadır.

    Altın Orda Devleti’nin diğer devletlerle ilişkileri konusunda bazı çalışmalar yapıldıysa da, Altınorda- İlhanlı ilişkileri bugüne kadar müstakil bir araştırmaya konu olmamıştır. Halbuki bu kardeş uluslar arasındaki ilişkiler her iki ulus için de hayati önem taşımaktan başka, uluslararası durumu da etkilemiştir. Bu çalışma iki ulus arasındaki ilişkileri, yaptıkları bloklaşma ve sonuçları çerçevesinde incelemektedir.

  • Osmanlı Padişahları Albümü by:  15,00
    Albümde, 36 Osmanlı padişahının resmi, tuğrası, hayat hikâyesi, kronolojik sırayla anlatılmaktadır. Her bir padişahın adı, doğum yeri ve tarihi, sadrazamları, erkek çocukları, kısa bir hayat hikâyesiyle beraber başarıları ve başarısızlıkları anlatılarak babası, annesi, tahta geçme yaşı, saltanat süresi ve bitiş yaşı gibi kısa bilgilere yer verilmektedir.
     
    Albümde yer alan portreler, Sultan IV. Mustafa’nın portresine kadar, Ressam Kapıdağlı Konstantin tarafından yapılmıştır. Kapıdağlı Konstantin, III. Selim’in bir portresini yapar ve Padişah bu portreyi çok beğenir. Bunun üzerine Kapıdağlı’ya, I. Osman’dan itibaren bütün padişahların portrelerini yapmasını sipariş eder.
     
    III. Selim’in isteğiyle portreler gravürlenmek üzere Londra’ya gönderilir. Bu olaydan kısa bir süre sonra, 1807’de, III. Selim tahttan indirilir ve yerine IV. Mustafa getirilir. Bu arada gravür siparişleri de iptal edilmiş olur. 1808’de bir isyanla tahtan indirilen IV. Mustafa’nın yerine II. Mahmud  getirilir ve 1815’te bu projenin yeniden hayata geçirilmesi kararlaştırılır. Portreler İngiltere’de  J. Young tarafından kitap hâline getirilerek yayımlanır. Bu kitap hâlen Topkapı Sarayı’nda bulunmaktadır.
     
    Albümde yer alan padişah portreleri, II. Mahmud zamanında İngiltere’de yayımlanmış olan albümden aynen alınmış, III. Selim’den sonra gelen padişahlar için, farklı ressamların portrelerinden ve fotoğraflarından yararlanılmıştır.  Elinizdeki bu kitap, Osmanlı Padişahları hakkında, kronolojik temel bilgileri içeren bir rehber niteliğindedir.