Nesf Psikolojisi (4)
  • Dokuz Yüz Katlı İnsan by: Dr. Mustafa Merter  22,00
    Tasavvuf ve Benötesi  Psikolojisi
    “Evet bu sensin! Ama sen sadece bundan ibaret değilsin…”
    İsviçre ve Türkiye’de uzun yıllardır uyguladığı psikoterapi seanslarında ruhsal problemlerin envai çeşidine tanık olan Psikiyatr Dr. Merter, sıradan insanı ansızın pençesine alabilen ruh sıkıntısının, içinde bulunduğumuz benlik düzeyine sıkışıp kalmaktan, bir başka deyişle “yükselememekten” kaynaklandığını yazıyor.
    Kısacası ben, sağlıklı bir yaşam sürsem, sevdiklerimle huzurlu ilişkiler kursam, yeteneklerimi ortaya koyabileceğim bir işe sahip olsam, düzenli olarak dua ve ibadet etsem bile, bir an geliyor huzursuzlanmaya başlıyorum; kafese kapatılmış bir kaplan gibi “kendi katımda” bir aşağı bir yukarı asabi asabi dolanmaktan kendimi alamıyorum. Ve bu, varoluşsal anlamda kendimi geliştirememekten kaynaklanıyor.
    Merter, modern psikolojiden postmodern bilinç katagorileri kuramcılarına ve tasavvuf literatürüne kadar oldukça zengin bir kaynakçaya dayanan Dokuz Yüz Katlı İnsan’ında, çok katlı ego/nefs modelini oraya koyuyor ve benötesi (transpersonal) psikolojisinin kendine özgü terapi teknikleri çerçevesinde “yükselmenin sırlarına” işaret ediyor.
    900 katlı bir gökdelen tasavvur edelim, bulutları yarıp uzaya doğru yükselen… Katların her birinde “biz” varız. Katlar yükseldikçe, letafet kazanan, nuru artan, kaygısı, korkusu azalan, muhabbetle gülümseyen bir başka biz… Bazı “bizlerimiz” varlıklarını daha ziyâde bodrum katlarda sürdürürken bazıları da yücelerden gülümsüyor… Ama en alt katların sakinlerinin bile, üst katlarda aynı muhabbetle gülümseyen asılları var. (…)
    Alışveriş merkezlerinde gönülleri arzu ile titreyen insanlar, diskoteklerde parlak ışıklar altında hasretle birbirlerine bakan gençler ve balkonunda kafası dumanlanıp gözleri dalan “bilinçaltı dervişi” kardeşimiz, hepimiz istisnasız aynı arayış içerisindeyiz. İçinde sıkışıp kaldığımız bodrum katların kasvetinden kurtulup, daha ferah ve aydınlık katalara çıkarak hakikate yaklaşmak… Bu amaca ulaşabilmekse sadece bu âlemde mümkün.(…)
    Psikolojik açıdan bakarsak, her kattaki “biz”,  alt kişiliklerimizden birine, yani sahnede oynadığımız rolümüze tekabül eder. Bununla birlikte her rol, derununda bir parça huzursuzluk ve tatminsizlik taşır. Bu huzursuzluk bodrum katlarında had safhadadır. Hissedilen acı o denli yoğundur ki, o alt kişilik kendini anestezi etmek zorundadır. Bu nedenle bulabildiği en sert içkileri içerek, bazen de uyuşturucu alarak bu acıyı dindirmek ister. Teselliyi insanda arar. Geceyi beraber geçirdiği sevgilisine en romantik aşk sözcüklerini fısıldadıktan sonra, sabah uyandığında onu bir “acûze” gibi görür. Öyle ki ertesi akşam bir başkasına yönelir. Bir kattan diğerine geçmek, geçici bir rahatlığı da beraberinde getirir ama bir süre sonra o “huzursuzluk” kalpleri içten içe tekrar sarar. Eğer bir üst kata çıkmak mümkün olmazsa içinde bulunulan  kat ne kadar mükemmel döşenmiş de olsa şartlar ne kadar da ideal görünse huzur giderek kaybolur. Gizli bir çağrı kulağımıza “Senin yerin burası değil” diye fısıldar.
     Dokuz Yüz Katlı İnsan, sadece insanın bodrum katlardaki çözümlenmemiş gölgelerini değil de yardımseverlik, fedakârlık ve gerçek âşk gibi üst katlardaki latif duygularını de içine alan ego/nefs modelini ortaya koyuyor ve benötesi terapi tekniklerinden örnekler veriyor. Çözümlemeli rüya örneklerine yer veren Rüya Terapisi bölümü ve örnekli Aktif Hayal Kurma Teknikleri ve Hayır Terapisi, Merter’in yıllardır sürdürdüğü psikoterapi seanslarında bizzat uyguladığı terapi yöntemlerinin başında geliyor.
  • Manevi Rehberlik ve Ben Ötesi Psikolojisi Üzerine Paylaşımlar by: Edisyon  12,00

    Bu kitapta çok çeşitli dinî ve kültürel geleneklerden gelen ve alanında otorite kabul edilen şahsiyetler, manevî rehberlik konusundaki bilgi ve birikimlerini okuyucuyla paylaşıyorlar. Yazarların birçoğu hem psikolog hem de manevî rehberdir; böylece kitap geleneksel psikoloji ile maneviyatı bir noktada kesiştiren uygulamalara da ışık tutmaktadır.

    İlk defa Carl Jung tarafından ortaya atılan benötesi kavramına dayanan benötesi psikolojisi; psikotik hallerden uyumsuz davranışlara ve ilhamatın zirvelerinden muhtelif manevî tecrubelere kadar uzanan bir denklem içerisinde, bütün bir insan olma tecrübesinin tetkikine adanmış bir alandır. Bu alan maneviyatı, insan tecrübesinin çok kuvvetli bir boyutu olarak tanır. Benötesi nokta-i nazarından bakacak olursak manevî rehberlik, ruhu gıdalandırır ki ruhu beslemek, kimsenin, yerine başka bir şey ikame edemeyeceği bir ihtiyaçtır.

    Bütün dinlerde ve manevî geleneklerde var olan manevî rehberliğin kökleri, kadîm zamanlara uzanır. Bütün büyük din âlimleri aynı zamanda birer manevî rehberdir.

    Manevî Rehberlik Hakkında Görüşler, Benötesi Psikolojisi ve İstikamet, Mistikler ve Manevî Yönlendirme, Manevî İstikamet için Alternatif Mekânlar ve Grup İçinde Manevî Yönlendirme adında beş ana bölümden oluşan kitaptaki toplam 15 makalede görüşlerini ve irfanlarını okuyucuyla cömertçe paylaşan manevî rehberler ve psikologlar, kalbinize ulaşıp aklınızı tefekküre zorluyor. İlk makalede kitabın editörü Dr. Robert Frager, tasavvufi gelenekteki manevî psikolojinin en temel ilkelerini bizimle paylaşıyor. Bu makalede nefsin narsistik ve şuursuz halinden, saflaşmış nefsin en yüksek basamağı olan Tevhid-i Zât’a kadar yedi safhalık dönüşümü anlatıyor. Frager ayrıca kalbin dört makamından bahsederek Allah’ı gönlümüzün derinliklerinde nasıl bulacağımıza dair tasavvuf yaklaşımını da ele alıyor.

    İkinci makalenin yazarı Jeremy Taylor, hem Jung’cu bir terapist hem de bir manevî rehber olarak rüyalarımızın, özümüzü fehmetmede gayet etkili bir yöntem olduğuna işaret ediyor. Son 40 senede gördüğü 13.000’den fazla ve başkalarının gördüğü 100.000’den fazla rüya üzerinde çalışan Taylor, rüyaların şahsi ve manevi yolculuğumuzda bize ne denli gerçek haberler verebileceğini örneklerle anlatıyor.

    Bu kitabın, içimizde var olan Rahmanî nefesi ortaya çıkarma davasına adamış olanlar arasındaki muhabbet ve rabıtayı teyit etmesi niyazıyla…

  • Nefs Psikolojisi (Ciltli) by: Dr. Mustafa Merter  50,00

    Psikolojinin Üçüncü Boyutu Nefs Psikolojisi ve Rüyaların Dili

    Kısa sürede geniş okuyucu kitlelerinin ilgi ve beğenisine mazhar olan Dokuz Yüz Katlı İnsan kitabının yazarı Dr. Mustafa Merter, yeni kitabı Psikolojinin Üçüncü Boyutu: Nefs Psikolojisi ve Rüyaların Dili’nde sizlere tasavvuftan hareket ederek modern psikolojiye paralel giden bir diğer insan psikolojisi sunuyor.

    Öncelikle nefsi anlamak için Sigmund Freud, Carl Gustav Jung ve diğer bazı Batılı araştırmacıların görüşlerine temas edeceğiz. Modern Batı psikolojisi bize iki boyutlu insanı anlatırken (bilinç ve bilinç dışı) nefs psikolojisi bizleri çok heyecan verici bir üçüncü boyuta götürecek: üst bilinçdışı veya âlem-i misal. Bu alanda, yeni bir kıtayı keşfeder gibi modern psikolojinin bilmediği hikmetlerle karşılaşacağız. İkinci bölümde kaygı, depresyon, nöroz gibi rahatsızlıkların üç boyutlu nefs yapısına göre ne manaya geliyor, anlamaya çalışacağız. Psikopatolojiye değişik bir zaviyeden bakışın, tedaviye de yeni imkânlar sunacağı kanaatindeyiz. Üçüncü bölümde derinliğine araştıran psikoterapiyi irdeleyeceğiz. İnsanın hiçbir zaman, düştüğü en derin kuyularda bile yalnız bırakılmadığını göreceğiz. Kapakta sizlere sunduğumuz resimdeki gibi, hayat okyanusunun engin sularında en karanlık gecelerde bile, mucizevi bir şekilde bir ışığın bizi hayat veren adaya yönlendirdiğini fark edeceğiz. Son bölümde örnekler vererek rüyaların dilini anlamaya gayret edeceğiz, sanki bir yıldızlar kapısından geçerek âlem-i misale temkinle adım atacağız. Psikolojik açıdan nefs ilmi daha başlangıcında gibi görünüyor, bizlerin sizlere sunduğu şu mütevazı çalışmanın genç araştırmacılar için yeni fikirlere vesile olacağını ümit ediyoruz.

  • Nefs Psikolojisi (Ciltsiz) by: Dr. Mustafa Merter  42,00

    Psikolojinin Üçüncü Boyutu Nefs Psikolojisi ve Rüyaların Dili

    Kısa sürede geniş okuyucu kitlelerinin ilgi ve beğenisine mazhar olan Dokuz Yüz Katlı İnsan kitabının yazarı Dr. Mustafa Merter, yeni kitabı Psikolojinin Üçüncü Boyutu: Nefs Psikolojisi ve Rüyaların Dili’nde sizlere tasavvuftan hareket ederek modern psikolojiye paralel giden bir diğer insan psikolojisi sunuyor.

    Öncelikle nefsi anlamak için Sigmund Freud, Carl Gustav Jung ve diğer bazı Batılı araştırmacıların görüşlerine temas edeceğiz. Modern Batı psikolojisi bize iki boyutlu insanı anlatırken (bilinç ve bilinç dışı) nefs psikolojisi bizleri çok heyecan verici bir üçüncü boyuta götürecek: üst bilinçdışı veya âlem-i misal. Bu alanda, yeni bir kıtayı keşfeder gibi modern psikolojinin bilmediği hikmetlerle karşılaşacağız. İkinci bölümde kaygı, depresyon, nöroz gibi rahatsızlıkların üç boyutlu nefs yapısına göre ne manaya geliyor, anlamaya çalışacağız. Psikopatolojiye değişik bir zaviyeden bakışın, tedaviye de yeni imkânlar sunacağı kanaatindeyiz. Üçüncü bölümde derinliğine araştıran psikoterapiyi irdeleyeceğiz. İnsanın hiçbir zaman, düştüğü en derin kuyularda bile yalnız bırakılmadığını göreceğiz. Kapakta sizlere sunduğumuz resimdeki gibi, hayat okyanusunun engin sularında en karanlık gecelerde bile, mucizevi bir şekilde bir ışığın bizi hayat veren adaya yönlendirdiğini fark edeceğiz. Son bölümde örnekler vererek rüyaların dilini anlamaya gayret edeceğiz, sanki bir yıldızlar kapısından geçerek âlem-i misale temkinle adım atacağız. Psikolojik açıdan nefs ilmi daha başlangıcında gibi görünüyor, bizlerin sizlere sunduğu şu mütevazı çalışmanın genç araştırmacılar için yeni fikirlere vesile olacağını ümit ediyoruz.