Siyasal Hayat (2)
  • Geliyorum Diyen İhtilal by: Can Kaya İSEN  22,00

    İlk baskısı 1964 yılında yapılan Geliyorum Diyen İhtilal adlı bu kitap, 22 Şubat 1962 ve 21 Mayıs 1963 darbe girişimlerinin baş aktörleri Talat Aydemir ve Fethi Gürcan’ı idama kadar götüren siyasi süreci ve sonuçlarını ele almaktadır.
    Bu kitapta;

    • Talat Aydemir’in portresi
    • Silahlı Kuvvetler Birliği’nin darbe teşebbüsündeki rolü
    • İlk ihtilal komitesi
    • 21 Ekim protokolü
    • Balmumcu toplantısı
    • Şifreli telgraf olayı
    • 31 Mart Harekâtı
    • 9 Şubat protokolü
    • Cemal Madanoğlu’nu darıltan hadise
    • Türkeş – Kabibay ayrılığı
    • 22 Şubat olayları
    • Tasfiye edilen 11 havacı
    • 21 Mayıs öncesi ve 21 Mayıs
    • Muhakemeler ve Aydemir’in hücresindeki son günleri
    • Aydemir ve Gürcan’ın idamı
    • Aydemir’in savunmasını bulabilirsiniz.

    Atatürk’ün Türk milletine en büyük armağanı olan cumhuriyet rejimine her defasında “darbe” vuran darbeci zihniyeti gözler önüne seren bu kitapta; asker kökenli liderler Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel, Başbakan İsmet İnönü ve Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay’a rağmen şahsi çıkarlar sonucunda Silahlı Kuvvetler Birliği’nde yaşanan gruplaşmaları ve bunların darbe girişimlerini Can Kaya İsen’in kaleminden siz değerli okuyucuların değerlendirmesine sunuyoruz.

  • İslam Siyaset Felsefesinde “Sivil İtaatsizlik” Kavramı by:

    1500 yıllık İslam geleneğini, sürekli oluşan bir fenomen olarak görmemiz, tarihsel sürecin her aşamasını değerli kılmaktadır. Sürekliliğimizi koruyabilmemiz ise bu aşamaların her birinin tetkiki sayesinde mümkün olacaktır. Tarihsel sürekliliği kırdığımız zaman “öteki” kavramların zihinlerimizi nasıl istila ettiğini ve görünüşler dünyasını nasıl gerçek”miş” gibi algılayıp, sözde sorunlarla uğraştığımızı görmekteyiz.

    Geleneğimizdeki siyasi ve itikadi bir tavrın içselleştirilmesine yönelik modern bir okuma olan bu eser, meşruiyyetini; “güneşin altında söylenmedik hiçbir şey kalmayacaktır” ve “her siyasi-dini sistem söylemini ve bunun sürekliliğini koruyacaktır” önermelerinden almaktadır.

    Bu kitap, yöneten ve yönetilen ilişkilerinde farklı (bir) İslami siyasal tavır geliştirmenin tarihsel köklerini Hasan el-Basri’de aramaktadır. Zira o, “tek başına bir ümmet” diye nitelendirilmektedir. Ve onun yaşadığı çağ ise, “İslam Düşüncesinin Teşekkül Dönemi” diye adlandırılmaktadır. Kurumsallaşan ve birer siyasi/itikadi model haline gelen mezheplerin/akımların fikirleri bu dönemde tomurcuklanmaya başlamıştır.