Aktüel Siyaset (4)
  • Filistin Politikamız by: Erkan Ertosun  19,00

    Türkiye’nin bölgesinde yükselen bir güç olması, Orta Doğu sorunlarına yakın ilgisi ve Filistin meselesinin her an alevlenmeye hazır potansiyelini düşündüğümüzde konu gündemde daha çok yer alacağa benziyor. İşte bu kitap, Türkiye’nin Filistin politikasını günlük yorumların dar çerçevesinden çıkarıp kapsamlı bir değerlendirmeye tabi tutuyor. Olayları objektif biçimde, bir siyasi tarihçi gözüyle ortaya koymaya çalışırken, gelişmelere ilişkin farklı görüş ve yorumlara da dengeli biçimde yer veriyor.

    Orta Doğu, insanlık tarihi bakımından öneminin yanısıra, özellikle 1945’ten bu yana uluslararası ilişkiler alanının en süreklilik gösteren temel sorununun yaşandığı bölgedir. Filistin konusu ise Orta Doğu sorununun temelinde yer almaktadır. Dünyamız, bölgemiz ve ülkemiz için bu kadar ağırlıklı bir konuyu hem genel boyutlarıyla, hem de Türkiye’nin Orta Doğu politikası içindeki yeri çerçevesinde nesnel biçimde incelemek hiç şüphesiz büyük önem taşımaktadır. Dr. Erkan ERTOSUN, Türk kaynaklarının yanısıra, Arap kaynaklarını da kullanarak ve konuyla ilgili Türk ve Arap şahsiyetleriyle mülakatlarla zenginleştirdiği bu çalışmasıyla, sorunun önemine yaraşır değerde, övgüye layık bir hizmet gerçekleştirmiştir.

                                                                                                                                                                 Prof. Dr. Ömer Kürkçüoğlu   –   Ankara Üniversitesi

    Filistin Politikamız Camp David’den Mavi Marmara’ya, yazarın güzel Türkçesiyle kaleme alınmış, okuyucuya dost bir yapıt.  Bölgenin kısa fakat çarpıcı tarihçesinden sonra, yazar Filistin- İsrail sorunu hakkında her iki taraftan önemli fakat kamuoyunca pek tanınmayan kişilerle röportaj yaparak makul ve gerçekçi bir resim çizmekte.  Türkiye’nin Filistin politikasında gözlemlenen devamlılık ve değişim çarpıcı bir şekilde inceleniyor.  Türk dış politikası yapıcılarının göz ardı etmemesi gereken kapsamlı bir çalışma.

                                                                                                                                                               Doç. Dr. Nur Bilge Criss   –   Bilkent Üniversitesi

  • Modern Uluslararası Sistem by: Gökhan Bacık  20,00

    Köken, Genişleme, Nedensellik

    Uluslararası ilişkiler neredeyse gündelik hayatın içinde sıradan bir konu haline geldi. Türlü mesleklerden insanlar artık dünyanın neresinde olursa olsun gelişmekte olan olayları tartışıyor ve izliyorlar. Ancak bu ilginin içeriği konusunda önemli sorunların olduğu da gerçek. Çünkü modern uluslararası sistem; geçmişi ve nasıl işlediği gibi konularda bilgi olmaksızın gündelik bilgi ve bakış açısı ile açıklanabilecek daha önemlisi anlaşılabilecek bir yapı değil. Aksine uluslararası ilişkiler son derece karmaşık bir yapı anlamına geliyor. Bu çerçeveden hareketle okuyucuya uluslararası sistem ve uluslararası ilişkiler hakkında bilgi vermek için kaleme alınan kitap, konuyla ilgilenenleri gündelik bilgi düzeyinden kurtarmak ve karmaşık bir yapının içine bakmaya teşvik etmeyi hedefliyor. İçerikten yoksun ve güncel politik bakış açıları ile sürdürülen Avrupa Birliği, Ortadoğu sorunları gibi konulardaki basmakalıp yaklaşımların reddedilmesi gerektiği kitabın ana temalarından birisi. Çünkü uluslararası ilişkiler de kendine göre bir jargonu, kuramsal zemini olan bir disiplin. Bütün bu birikimi yadsıyarak dünyaya bakmak anlamsız bir eylem olarak kalmayacaksa bile yanlış bir görüntüye neden olmaktadır. Daha kötüsü insanlar kendi ülkelerinin sonu gelmez politik tartışmaları bağlamında dünyaya bakmayı alışkanlık haline getirmiştir. Modern Uluslararası Sistem, bu alışkanlığı hedef alarak okuyucuyu gündelik ve sıradan bilgi düzeyinden alıp sistem düzeyinde bir ufka taşımayı amaçlıyor.

  • One Minute / Bi’ Dakika by: Cevdet Karal  7,00

    One Minute/Bi Dakka-72 Milyon İçin Tarihin Değiştiği An

    29 Ocak 2009, Türkiye saatiyle 21.00 suları… Bütün dünya canlı yayınlarla İsviçre’nin Davos şehrinde yapılan 39. Dünya Ekonomik Forumu’nun Gazze oturumuna kilitlendi. Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Mun, Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa, İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Perez, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı Tayyip Erdoğan…

    Perez; vicdan sahibi her insanı çileden çıkararak “Katil!” haykırışına yol açacak bir konuşma yaptı. İnsanlığın vicdanına savaş açtı. Sözü kesilmeden, 25 dakika…Ve tarihî an gelip çattı. “One minute!” dedi, Tayyip Erdoğan, “One minute!..” 72 milyon, bütün insanlık adına konuşmaya başladı… Dış politikamızda uzun yıllardır görülmemiş bir tavır sergiledi.

    Davos Zirvesi’nin yapıldığı günler, Türkiye genelinde yerel seçimlerin yaklaşmakta olduğu bir dönemdi. Davos’ta yaşananlar, seçim için propaganda malzemesi olamayacak kadar önemli ve anlamlıydı. Bundan dolayı, Şubat ayında hazırlanan  bu kitabın, seçimlerden sonra yayımlanmasını uygun gördük. Türk ve dünya basınında, olayla ilgili yer alan coşkulu tepkileri bir araya getirerek tarihî bir belge olarak okuyucunun istifadesine sunmayı amaçladık.

    Kitap, Başbakan Erdoğan’ın “One Minute” diyerek Perez’in sözlerine cevap verdiği ânın, film kareleri eşliğinde, kelimesi kelimesine aktarıldığı dört sayfalık bir bölümle başlıyor. Takip eden sayfalarda, Erdoğan “One Minute!” demeden önce yapılan konuşmaların metinlerini içeren bir bölüm var. “Tarihî Karşılama” bölümünde Erdoğan’ın Davos Zirvesi dönüşü, Atatürk

    Havaalanında nasıl karşılandığı ve yaptığı konuşmayı konu alan gazete haberlerinden bir derleme var. “Dünyadan Yankılar”, “Karşı Çıkanlar Yok mu?”, “Türkiye Medyasından”,  Düşünce ve Sanat Ortamından” adlı bölümler, olayın yankılarını ayrıntılarıyla belgeliyor.

    Davos’ta yaşanan tarihî bir an, mesele insani değerlerle ilgili, duyarlılık partiler üstüydü. Türkiye’nin bu çıkışını, dünya ve Türk insanının tepkileriyle belgeleyen bu kitabı yayınlarken yayıncı olarak bir sorumluluğu yerine getirdiğimize inanıyoruz.

  • Putin’in Rusyası-KGB’den Cumhurbaşkanlığına Başkanlığına Putin by: İlyas Kemaloğlu (Kamalov)  12,00

    KGB’DEN DEVLET BAŞKANLIĞINA

    Dünyanın En Güçlü Adamlarından Birinden Şaşırtacak Kadar Samimi İtiraflar

    Küçük bir Rus erkek çocuğu… Annesiyle babası II. Dünya Savaşı sıra­sında açlıktan ölme tehlikesiyle burun buruna geldi, ailenin daha önce dünyaya gelen iki erkek evladı, savaş döneminin çetin koşullarında can verdi. Ha  yatta kalan tek çocukları Vladimir Putin oldu. Komünizm döneminde küçük bir çocukken ailesiyle birlikte yerleştirildiği toplu konutta, zamanının çoğu merdiven sahanlığında fareleri kovalamakla geçti. Yeltsin’den devraldığı Rusya Devlet Başkanlığı yemin töreninde ise, Kremlin Sarayı’nın bir zamanlar çarların taç giydiği Andreyevkiy Salonu’nda kır­mızı halılar üzerinde gururla ilerlerken, Glinka’nın “Çar için Yaşam” operasından ezgiler çalınıyor ve adına 30 pare top atışı yapılıyordu.

    EN BÜYÜK TUTKULARI: CASUSLUK VE JUDO

    “Henüz lise birinci sınıftayken ajan olmak istiyordum. KGB’nin bizim bölgemizdeki bürosuna gittim ve isteğimi dile getirdim. Görevli memur, “Her çalışmak isteyeni buraya almadıklarını, ayrıca üniversite mezunu ol­mak gerektiğini” söyledi. Israrla “Hangi fakülte?”diye sorunca, “Hukuk, aldın mı şimdi cevabını” diyerek beni başından savdı, işte o günden itibaren hukuk fakültesine hazırlanmaya baş­ladım. KGB’ye girerken Stalin’in 1930’larda uyguladığı şiddet, baskı ve sürgüne gönderme politikalarından ha­berim yoktu. Casusluk filmleri ve romanlarının etkisi altındaydım.”

    “SOVYETLERİN VATANSEVER EĞİTİM SİSTEMİNİN BAŞARILI BİR ÜRÜNÜYÜM!”

    Putin 1990’larda Rus siyasi hayatındaki önlenemez yükselişini bu sözlerle açıklıyor. Ayrıntıları ise bu kitapta: Le­ningrad’da geçen çocukluğu, Doğu Almanya’nın Dresden kentinde KGB ajanı olarak çalıştığı yıllar, SSCB’nin yıkılışından sonra politikaya girmesi ve Yeltsin’in Putin’e hiç beklemediği bir anda Rusya Devlet Başkanlığını teklif ettiği gün…

    -Açık söylemek gerekirse Boris Nikolayeviç, bu işe hazır mıyım ya da bu işi gerçekten istiyormuyum bilemiyorum. Bu çok zor bir kader…

    -Buraya geldiğimde, benim de başka planlarım vardı. Ben de bu iş için ölüp bitmiyordum, ama şartlar başkanlık için mücadele etmeye zorladı beni. Bence sizin kaderiniz de bir karar vermeye zorluyor sizi. Ülkemiz o kadar da büyük değil. Altından kalkarsınız.

    SSCB’NİN GÜNAHLARI VE ÇEÇENİSTAN ÇIKMAZI “Macaristan ve Çekoslavya’nın istilası birer hataydı. Bugün Doğu Avrupa ülkelerine hakim olan Rusya fobisinin kökü o günlere dayanıyor… Çeçenistan’daki aşırı sağcı militanları zapt etmezsek, Rusya Federasyonu gene­linde ikinci bir Yugoslavya kriziyle karşı karşıya kalırız. Rusya’nın bir nevi Yugoslavyalaştırılması olur bu… Ceçenistan’da saldırmıyor, kendimizi savunuyoruz biz.”

    SSCB’NİN SON GÜNLERİ VE PUTİN’İN İCRAATLARINA UZMAN GÖZÜYLE BİR BAKIŞ

    Tatar asıllı siyaset bilimci İlyas Kamalov’un çalışması, Putin’in yaşam öyküsünü ve politika anlayışını kendi ağ­zından aktaran bölümün yanı sıra; Çeçenistan savaşından Rusya’nın ABD, Avrupa Birliği, NATO ve Türkiye ile olan ilişkilerine; Gürcistan ve Tataristan üzerinde oynanan oyunlara ve 2004 Rusya Devlet Başkanlığı seçimleri arifesin­deki son gelişmelere kadar, modern Rusya hakkında öğrenmek isteyeceğiniz herşeyi içeriyor.

    21. yüzyılın en güçlü dünya liderlerinden birinin şaşırtıcı yaşam öyküsünü merak eden ve Rusya ile ilgilenen herkesin mutlaka okuması gereken bir kitap.