Halil Cibran Kitaplığı (8)
  • Asi Ruhlar by: Halil Cibran  7,00

    Cibran henüz 25 yaşındayken 1908 yılında New York’da yayınlanan dört öykülük bu kitap gelecekte Ermiş gibi bir başyapıt çıkaracak olan yazarın dünyaya bakışı, eserlerinde işlediği konular ve tarzını açığa vurmaktadır.

    Kitaptaki öykülerde Cibran, toplumdaki ikiyüzlülüğü şiddetle eleştirir, geleneksel toplumlarda kadının sokulmaya çalışıldığı dar kalıba karşı çıkar, devlet yönetiminin ahlaki temellerini sorgular, anavatanı Lübnan’daki atalardan yadigâr âdetleri bütün çıplaklığıyla gözler önüne serer, Hıristiyanlığa gerçek bir aşkla gönül vermiş biri olarak Kilise’nin kendisine yönelttiği asılsız suçlamalara karşı çıkar.

    Kiliseyle ilgili olan özelliğinden dolayı muhafazakâr çevrelerde tepkiye yol açan kitabın yayınlandığı tarihte Mısır ve Suriye’de yasaklanması söz konusu olmuştur.

    Edebi açıdan değerlendirildiğinde, Arap dilinde yazılmış romantizm akımının ilk örneklerindendir. Öykülerde Cibran’ın başkaldıran ruhu ve metafizik eğilimi kendine özgü bilge anlatımıyla bütünleşmektedir.

  • Aşk Mektupları by: Halil Cibran  13,00

    Lübnan asıllı ABD’li felsefe yazarı, romancı, mistik şair ve ressam olan Halil Cibran, (1883-1931) çağdaş Arap edebiyatının en güçlü kalemlerinden biridir. Bu eserde, Halil Cibran’ın 20. yüzyılın ilk yarısında Arap edebiyat dünyasının önde gelen kadın yazarlarından Lübnan’lı Mey Ziyâde’ye olan mektupları derlenmiştir. Eserde ayrıca, Halil Cibran’ın Kendi Portresi ve Kronolojik Hayat Hikâyesi gibi bölümler de yer almaktadır.

    Cibran ile Mey arasındaki yazışmalar 1912’de başladı ve 1931 yılına, Cibran’ın ölümüne kadar devam etti. İlk başlarda, mektupları birer edebi yazışma şeklindeydi; yirminci yüzyıl Arap edebiyat dünyasının iki önemli isminin fikirlerini, beğeni ve eleştirilerini birbirlerine sundukları yazışmalardı. Sonra, yazışmaların içeriği karşılıklı takdirden sıkı bir dostluğa dönüştü, ancak arkadaşlıkları, aşklarını itiraf edene kadar çeşitli safhalardan geçti. Bu çalışma, Cibran’ın iç dünyasının en derinlerine kadar inmekte ve onun en hassas duygularına ışık tutmaktadır.

    Edebi açıdan büyük bir ilgi kaynağı olması dışında bu mektuplar, biyografik detayları da açıklığa kavuşturması bakımından önemlidir. Çeviride Cibran’ın anahtar kelimeleri aynen korunarak Şark Ruhu’nun zenginliği yansıtılmaya çalışılmıştır.

    Cibran’ın eserlerini severek okuyanlar, bu kitaptaki, bir tür oto-portre niteliğindeki mektuplar aracılığıyla, onu daha da yakından tanıyacaklar.

  • Ermiş by: Halil Cibran  7,00

    Yaşamının büyük bölümünü Amerika’da geçirmiş Lübnan asıllı felsefe yazarı, romancı, şair ve ressam Halil Cibran’ın başyapıtı. Dünyanın dört bir yanındaki binlerce okuyucu için küçük bir İncil haline gelecek kadar çok okunan ve Amerika’da İncil’den sonra en çok satan kitap olan bu yapıt Amerikan başkanlarının ve generallerin dahi başucu kitabı olmuştur. Kimilerine göre şiir, kimilerine göre ise “bilgelik kitabı”dır.

    Okuyucu bu kitapta hem gücü hem de saflığı bulmuş ve Cibran’ın dizelerine uymuştur: “Aşk size işmar ettiğinde izleyin onu…/Ve sizinle konuştuğunda da inanın ona…”

    İlyas Arslan, Ermiş’i Türkçe’deki kutsal kitap çevirilerine aşina olanların yabancılık çekmeyeceği bir tarzda Türkçeleştirdi. Cibran’ın kaynak dildeki metinde üslup ve kelime düzeyinde yaptığına Türkçede de vefa gösterdi. Sonuçta Ermiş’i dört yılda tamamlayan bir kelime nakkaşı olan Cibran’ın gayreti boşa gitmedi.

  • Fırtınalar by: Halil Cibran  11,00

    Arap edebiyatında, yeni ufuklara işaret ederek var olan, sancılı bir yazarın denemelerini, öykülerini içeriyor, elinizdeki eser. Bu kitap, göç edebiyatının en parlak siması olan Halil Cibran’ın (1883-1931) gençlik dönemine ait Gözyaşı ve Gülümseyiş ile olgunluk dönemi eseri olan Fırtınalar kitaplarından seçilerek bir araya getirildi. Dünyada yabancı olduğu duygusunu sürekli taşıyan bu fırtınalı kişilikte, bozulmamış bir dinî duyarlılık arayışı ve sosyal adalet fikriyle nihilizm, humanizm ve anarşizmin kurduğu şaşırtıcı ilişkilere şahit olacaksınız. Kimi zaman şair, kimi zaman masalcı, kimi zaman da devrimci ya da ıslahatçı ama mutlaka rahatsız bir yazar çıkacak karşınıza. İşte, yüzyılın başında Batı’dan yazan bir Doğu’lunun sonu gelmeyecekmiş gibi duran sıkıntıları, yakınmaları, Fırtınalar’ı…

  • Gözlerin Fısıltısı & Kafileler by: Halil Cibran, Mihail Nuayme,  10,00

    Bu kitap, Arap Göç Edebiyatı’nın yenilikçi şairleri arasında yer alan Mihail Nuayme’nin (1889-1988) şiirleri ile Göç Edebiyatı’nın en parlak siması olan Halil Cibran’ın (1883-1931) konusu ve üslubuyla yeni olan el-Mevakib adlı şiirinden oluşmaktadır.

    Eğer göğün bir gün örtülürse bulutlarla

    Kapa gözkapaklarını göresin bulutlar ardında yıldızlar

    Etrafındaki topraklar karlarla kaplandığında

    Kapa gözkapaklarını göresin karlar altında ovalar

    Bir hastalığa duçar olur ve konursa adı amansız

    Kapa gözkapaklarını göresin hastalığın bağrında nice şifa

    Ve ölüm yaklaştığında ve kabir açtığında ağzını

    Kapa gözkapaklarını göresin kabrin içinde yaşamın beşiği

  • Halil Cibran’la Anılarım by: Yûsuf El-Huveyyik  6,50

    Yıl 1909…Yer Paris, Latin Mahallesi…Lübnan sanatçılarının piri Yûsuf el-Huveyyik Paris’te çocukluk arkadaşı Halil Cibrân’la bir araya geliyor. İkisi de henüz yirmi beş yaşlarında. Takip eden yıllarda sanat ve edebiyatta zirveye ulaşacak olan Cibrân o dönemde Paris’e sanat akımlarını incelemek ve resim eğitimi almak için burslu olarak kısıtlı kaynaklarla geliyor. Heykel ve resim sanatıyla ilgilenen el-Huveyyik’le beraber sık sık bir araya gelip Paris’in ve Latin mahallesinin bohem havasını soluyorlar, sanat, edebiyat ve hayat üzerine ateşli tartışmalar yapıyorlar.

    Bu kitabı okurken hırslı, disiplinli ve idealist Cibrân’ı ve parada gözü olmayan, insan canlısı, “gerçek mutluluk” tutkunu el-Huveyyik’i çok yakından tanıyacaksınız. Onlarla beraber Paris’in o büyülü ortamında yaşayacak, zıt karakterli bu sanatçı kişiliklerini yakından tanıyacak ve sanatta zirveye ulaşmak için hangi karakter özelliklerinin, nasıl bir yaşam stilinin, ne çeşit bir dünya görüşünün gerekli olduğunu  anlayacaksınız.
    Öte yandan kitapta, I. Dünya Savaşı’ndan önce Avrupa ve Amerika’da Doğulu sanatçı adaylarının nasıl karşılandığı, önlerindeki fırsatlar ve arkadaş çevreleri birinci ağızdan anlatılmış.

    Cibrân ve Göç Edebiyatı okuyucuları; Cibrân’ın iç dünyasını, en mahrem taraflarını, aşka karşı tutumunu en yakın arkadaşının ağzından,    paylaştıkları anılarda dinlemek ister misiniz? Ya Cibrân’ın başyapıtı Ermiş’in sayfalarını süsleyen, kadın ve erkek vücudunu, aşkı ve duyguları, ilahi bir tarzda, soyut çizimler halinde yansıtan o eşsiz benzersiz resimlerin hangi şartlarda, hangi ortamlarda yaratıldığına tanık olmak ister misiniz? O zaman bu kitabı mutlaka okuyun.

  • Kırık Kanatlar by: Halil Cibran  8,00

    Kırık Kanatlar, acımasız toplum yapısının kıskaca aldığı bir aşkın öyküsünü anlatıyor. Kahramanları arasında “kafese kısılmış kanatları kırık bir kuş” olarak tanımlanan Doğulu kadın, “avını onlarca koluyla kıskıvrak yakalayıp onlarca ağzıyla onun kanını emen bir piskopos” var. 20. yüzyıl başlarında Ortadoğu toplumunda ailesinin serveti yüzünden felakete sürüklenen genç bir kız ve aşkın inanılmaz gücü…

    Sınırlı aşk sevgiliyi sahiplenmeyi, sınırsız olanı sadece kendini ister.

    Bu uzun öykü, aşkın mutluluğa ulaşması için gösterilmesi gereken amansız çabayla, bu çabanın aşıkların kişiliğini tüketmemesi için gösterilmesi gereken dikkatli özen arasındaki dengeyi anlatılıyor.

     

    Ruhun güçlüklere göğüs gererek acı çekmesi sakin bir köşeye çekilerek güven içinde oturmasından iyidir, diyen Cibrân, aşka rağmen dürüst ve prensip sahibi kalabilmenin gerçek aşkın bir parçası olduğunu vurguluyor.

    Halil Cibrân’ın geleneksel Ortadoğu edebiyatının retorik süslemelerinden uzak, lirik ve dinamik stilini ve bilgelik felsefesini çok güzel yansıtan bu ilk dönem öyküsü, 1923’te başyapıtı Ermiş yayınlanmadan çok önce Amerikan edebiyat çevrelerini ve Göç edebiyatı yazarlarını derinden etkilemiştir.

     

    Kırık Kanatlar’ı okurken gözyaşları arasında gülümseyecek, acıyla iç içe mutlu olacak ve felaketler karşısında yürekten kopan gerçek bir yakarış hissi duyacaksınız.

  • Kum ve Köpük Avare by: Halil Cibran  7,50

    Aforizmalar ve Meseller

    Kum ve Köpük, Lübnan asıllı Amerikalı yazar, şair ve sanatçı Halil Cibran’ın (1883-1931) aforizmalarını derlediği 1926’da yayınlanan kitabıdır. Avare ise yazarın mesellerinin toplandığı eseridir.

    Cibran’ın edebi ürünleri ve resimleri ilk bakışta oldukça romantiktir, lirizmle dolup taşar; Kitab-I Mukaddes, Nietsche ve William Blake’ten etkiler taşır.

    Arapça ve İngilizce olarak kaleme aldığı yapıtları aşk, ölüm, doğa ve yurt özlemi gibi konuları işler ve kendisinin dinsel ve mistik iç dünyasını yansıtır. Cibran kendi ağzından Kum ve Köpük kitabını şöyle sunar:

    “Bu küçük kitap adından büyük değil; bir avuç kum, bir tutam köpük… Tanelerini kalbimin derinliklerine saçsam da, köpüğünü ruhumun imbiğinden süzsem de, o, şu anda ve ebediyete kadar, kıyıdan daha çok denize yakın, sınırlı arzudan daha fazla, ifadelerin sınırlayamayacağı kavuşmaya komşu kalmakta ve kalacaktır da. Her erkek ve her kadının yüreciğinde birez kum ve biraz köpük bulunur. Ancak, kimimiz yüreciğinde bulunanı aşikâr eyler kimimiz de mahcub olur. Bana gelince; ben mahcubiyet duymadım. Bu yüzden beni hoş görün ve bana anlayış gösterin.