Antoloji-Derleme (6)
  • Aşkoloji 1 by:  35,00

    Türkçe’de En Kapsamlı Aşk ve Tutku Şiirleri Antolojisi

    Aşkoloji, aşk ve tutkunun tüm çeşitlerini içinde barındıran tematik bir antoloji olarak, türünün en kapsamlı örneğini teşkil etmektedir.

    İnsanlığın ilk dönemlerinden başlayarak, dünyanın her ülkesinin önemli şairlerinin aşk ve tutku şiirlerini içeren bu yapıt, detaylandırıldığına Milattan Önce’sinin (Sümer, Akad, Hind, Japon, Çin, Fars, Babil, Mısır, Kızılderili, Moğol, Türk, Avustralya ve çeşitli Afrika kabileleri vb.) yüzlerce aşk şiirine yer vermesiyle, kişioğlunun tarihsel serüveninde aşk hususunda ne gibi bir yol izlediğini gözler önüne sermektedir. Bu şiirler sadece aşk şiiri olarak değil, tarih öncesinde kadın-erkek ilişkilerini, davranış kalıplarını, cinslerin birbirlerine bakış açılarını yansıtması itibariyle de önem taşımaktadır.

    Bilindiği üzere Tanzimat’la birlikte başlayan çeviri çalışmaları daha çok Batı dünyasını ilgi odağı olarak seçmiş, bu amaçla başta Fransız şiiri olmak üzere İngiliz, Alman, Amerikan, Bulgar, İtalya, İsveç, Polonya, Norveç, Yunan, Yugoslav, Macar şiirlerinden çokça çeviri yapılmıştır. Buna karşın Türk okuru Şark’tan pek haberdar olamamıştır. Aşkoloji, yayına hazırlanırken bu boşluğu kapatmak gibi bir işi kendine vazife edinmiş; bu amaçla İran, Irak, Suriye, Rusya, Azerbeycan, Mısır, Cezayir, Sudan, Fas, Malezya, Arabistan, Çin, Hint, Japon, Kore, Filistin, Pakistan gibi ülkelerden şiir örneklerine yer vermiştir. Özellikle İslamiyet öncesi ve sonrası Arap şiiri Türk okuruyla buluşturulmak istenmiştir. Bu nedenle Emevi ve Abbasi dönemi şiirleri Aşkoloji’de önemli bir yer işgal etmektedir.

    Aynı şekilde Aşkoloji’nin Klasik Dönem (Divanlar Dönemi) aşk şiirine ayırdığı sayfalar dikkatlerden kaçacak gibi değildir. Eserde, bugüne değin okurla buluşmuş divan şairleri rakamsal olarak ikiye katlanmış, 200’ü aşkın şairin aşk şiirlerine mümkün olduğunca çok örnek verilmiştir.

    Sırasıyla Tanzimat, Meşrutiyet, Cumhuriyet dönemi ve ’75 sonrası şairlerine yer veren Aşkoloji hiçbir şairi ihmal etmemeye çalışmış, şairlere ait en başarılı şiirleri bir araya getirmiştir.

    Türk ve Dünya edebiyatından seçmeler yaparken şöhretli şairlerin şöhretli şiirlerini almamazlık etmemiştir. Örneğin Poe’den Annabel Lee, Baudelaire’den Balkon, Mallarme’den Rondel, Verlaine’den Green, Rimbaud’dan En Yüksek Kule, Sandburg’dan Duvarcının Aşkı, Blaice’den Restoranda, Mayakovski’den Lili, Aragon’dan Mutlu Aşk Yok ki Dünyada, Prevert’ten Barbara, Auden’den Alla’sen Söyle Nedir Aşkın Aslı Astarı, Ritsos’tan Tensöz, Lamartin’den Göl, Ovidius’tan Narkissos şiirlerine yer verilirken başka binlerce şiire de okurla buluşma fırsatı tanınmıştır.

  • Aşkoloji 2 by:  35,00

    Türkçe’de En Kapsamlı Aşk ve Tutku Şiirleri Antolojisi

    Aşkoloji, aşk ve tutkunun tüm çeşitlerini içinde barındıran tematik bir antoloji olarak, türünün en kapsamlı örneğini teşkil etmektedir.

    İnsanlığın ilk dönemlerinden başlayarak, dünyanın her ülkesinin önemli şairlerinin aşk ve tutku şiirlerini içeren bu yapıt, detaylandırıldığına Milattan Önce’sinin (Sümer, Akad, Hind, Japon, Çin, Fars, Babil, Mısır, Kızılderili, Moğol, Türk, Avustralya ve çeşitli Afrika kabileleri vb.) yüzlerce aşk şiirine yer vermesiyle, kişioğlunun tarihsel serüveninde aşk hususunda ne gibi bir yol izlediğini gözler önüne sermektedir. Bu şiirler sadece aşk şiiri olarak değil, tarih öncesinde kadın-erkek ilişkilerini, davranış kalıplarını, cinslerin birbirlerine bakış açılarını yansıtması itibariyle de önem taşımaktadır.

    Bilindiği üzere Tanzimat’la birlikte başlayan çeviri çalışmaları daha çok Batı dünyasını ilgi odağı olarak seçmiş, bu amaçla başta Fransız şiiri olmak üzere İngiliz, Alman, Amerikan, Bulgar, İtalya, İsveç, Polonya, Norveç, Yunan, Yugoslav, Macar şiirlerinden çokça çeviri yapılmıştır. Buna karşın Türk okuru Şark’tan pek haberdar olamamıştır. Aşkoloji, yayına hazırlanırken bu boşluğu kapatmak gibi bir işi kendine vazife edinmiş; bu amaçla İran, Irak, Suriye, Rusya, Azerbeycan, Mısır, Cezayir, Sudan, Fas, Malezya, Arabistan, Çin, Hint, Japon, Kore, Filistin, Pakistan gibi ülkelerden şiir örneklerine yer vermiştir. Özellikle İslamiyet öncesi ve sonrası Arap şiiri Türk okuruyla buluşturulmak istenmiştir. Bu nedenle Emevi ve Abbasi dönemi şiirleri Aşkoloji’de önemli bir yer işgal etmektedir.

    Aynı şekilde Aşkoloji’nin Klasik Dönem (Divanlar Dönemi) aşk şiirine ayırdığı sayfalar dikkatlerden kaçacak gibi değildir. Eserde, bugüne değin okurla buluşmuş divan şairleri rakamsal olarak ikiye katlanmış, 200’ü aşkın şairin aşk şiirlerine mümkün olduğunca çok örnek verilmiştir.

    Sırasıyla Tanzimat, Meşrutiyet, Cumhuriyet dönemi ve ’75 sonrası şairlerine yer veren Aşkoloji hiçbir şairi ihmal etmemeye çalışmış, şairlere ait en başarılı şiirleri bir araya getirmiştir.

    Türk ve Dünya edebiyatından seçmeler yaparken şöhretli şairlerin şöhretli şiirlerini almamazlık etmemiştir. Örneğin Poe’den Annabel Lee, Baudelaire’den Balkon, Mallarme’den Rondel, Verlaine’den Green, Rimbaud’dan En Yüksek Kule, Sandburg’dan Duvarcının Aşkı, Blaice’den Restoranda, Mayakovski’den Lili, Aragon’dan Mutlu Aşk Yok ki Dünyada, Prevert’ten Barbara, Auden’den Alla’sen Söyle Nedir Aşkın Aslı Astarı, Ritsos’tan Tensöz, Lamartin’den Göl, Ovidius’tan Narkissos şiirlerine yer verilirken başka binlerce şiire de okurla buluşma fırsatı tanınmıştır.

  • Aşkoloji 3 by:  35,00

    Türkçe’de En Kapsamlı Aşk ve Tutku Şiirleri Antolojisi

    Aşkoloji, aşk ve tutkunun tüm çeşitlerini içinde barındıran tematik bir antoloji olarak, türünün en kapsamlı örneğini teşkil etmektedir.

    İnsanlığın ilk dönemlerinden başlayarak, dünyanın her ülkesinin önemli şairlerinin aşk ve tutku şiirlerini içeren bu yapıt, detaylandırıldığına Milattan Önce’sinin (Sümer, Akad, Hind, Japon, Çin, Fars, Babil, Mısır, Kızılderili, Moğol, Türk, Avustralya ve çeşitli Afrika kabileleri vb.) yüzlerce aşk şiirine yer vermesiyle, kişioğlunun tarihsel serüveninde aşk hususunda ne gibi bir yol izlediğini gözler önüne sermektedir. Bu şiirler sadece aşk şiiri olarak değil, tarih öncesinde kadın-erkek ilişkilerini, davranış kalıplarını, cinslerin birbirlerine bakış açılarını yansıtması itibariyle de önem taşımaktadır.

    Bilindiği üzere Tanzimat’la birlikte başlayan çeviri çalışmaları daha çok Batı dünyasını ilgi odağı olarak seçmiş, bu amaçla başta Fransız şiiri olmak üzere İngiliz, Alman, Amerikan, Bulgar, İtalya, İsveç, Polonya, Norveç, Yunan, Yugoslav, Macar şiirlerinden çokça çeviri yapılmıştır. Buna karşın Türk okuru Şark’tan pek haberdar olamamıştır. Aşkoloji, yayına hazırlanırken bu boşluğu kapatmak gibi bir işi kendine vazife edinmiş; bu amaçla İran, Irak, Suriye, Rusya, Azerbeycan, Mısır, Cezayir, Sudan, Fas, Malezya, Arabistan, Çin, Hint, Japon, Kore, Filistin, Pakistan gibi ülkelerden şiir örneklerine yer vermiştir. Özellikle İslamiyet öncesi ve sonrası Arap şiiri Türk okuruyla buluşturulmak istenmiştir. Bu nedenle Emevi ve Abbasi dönemi şiirleri Aşkoloji’de önemli bir yer işgal etmektedir.

    Aynı şekilde Aşkoloji’nin Klasik Dönem (Divanlar Dönemi) aşk şiirine ayırdığı sayfalar dikkatlerden kaçacak gibi değildir. Eserde, bugüne değin okurla buluşmuş divan şairleri rakamsal olarak ikiye katlanmış, 200’ü aşkın şairin aşk şiirlerine mümkün olduğunca çok örnek verilmiştir.

    Sırasıyla Tanzimat, Meşrutiyet, Cumhuriyet dönemi ve ’75 sonrası şairlerine yer veren Aşkoloji hiçbir şairi ihmal etmemeye çalışmış, şairlere ait en başarılı şiirleri bir araya getirmiştir.

    Türk ve Dünya edebiyatından seçmeler yaparken şöhretli şairlerin şöhretli şiirlerini almamazlık etmemiştir. Örneğin Poe’den Annabel Lee, Baudelaire’den Balkon, Mallarme’den Rondel, Verlaine’den Green, Rimbaud’dan En Yüksek Kule, Sandburg’dan Duvarcının Aşkı, Blaice’den Restoranda, Mayakovski’den Lili, Aragon’dan Mutlu Aşk Yok ki Dünyada, Prevert’ten Barbara, Auden’den Alla’sen Söyle Nedir Aşkın Aslı Astarı, Ritsos’tan Tensöz, Lamartin’den Göl, Ovidius’tan Narkissos şiirlerine yer verilirken başka binlerce şiire de okurla buluşma fırsatı tanınmıştır.

  • Aşkoloji 4 by:  35,00

    Türkçe’de En Kapsamlı Aşk ve Tutku Şiirleri Antolojisi

    Aşkoloji, aşk ve tutkunun tüm çeşitlerini içinde barındıran tematik bir antoloji olarak, türünün en kapsamlı örneğini teşkil etmektedir.

    İnsanlığın ilk dönemlerinden başlayarak, dünyanın her ülkesinin önemli şairlerinin aşk ve tutku şiirlerini içeren bu yapıt, detaylandırıldığına Milattan Önce’sinin (Sümer, Akad, Hind, Japon, Çin, Fars, Babil, Mısır, Kızılderili, Moğol, Türk, Avustralya ve çeşitli Afrika kabileleri vb.) yüzlerce aşk şiirine yer vermesiyle, kişioğlunun tarihsel serüveninde aşk hususunda ne gibi bir yol izlediğini gözler önüne sermektedir. Bu şiirler sadece aşk şiiri olarak değil, tarih öncesinde kadın-erkek ilişkilerini, davranış kalıplarını, cinslerin birbirlerine bakış açılarını yansıtması itibariyle de önem taşımaktadır.

    Bilindiği üzere Tanzimat’la birlikte başlayan çeviri çalışmaları daha çok Batı dünyasını ilgi odağı olarak seçmiş, bu amaçla başta Fransız şiiri olmak üzere İngiliz, Alman, Amerikan, Bulgar, İtalya, İsveç, Polonya, Norveç, Yunan, Yugoslav, Macar şiirlerinden çokça çeviri yapılmıştır. Buna karşın Türk okuru Şark’tan pek haberdar olamamıştır. Aşkoloji, yayına hazırlanırken bu boşluğu kapatmak gibi bir işi kendine vazife edinmiş; bu amaçla İran, Irak, Suriye, Rusya, Azerbeycan, Mısır, Cezayir, Sudan, Fas, Malezya, Arabistan, Çin, Hint, Japon, Kore, Filistin, Pakistan gibi ülkelerden şiir örneklerine yer vermiştir. Özellikle İslamiyet öncesi ve sonrası Arap şiiri Türk okuruyla buluşturulmak istenmiştir. Bu nedenle Emevi ve Abbasi dönemi şiirleri Aşkoloji’de önemli bir yer işgal etmektedir.

    Aynı şekilde Aşkoloji’nin Klasik Dönem (Divanlar Dönemi) aşk şiirine ayırdığı sayfalar dikkatlerden kaçacak gibi değildir. Eserde, bugüne değin okurla buluşmuş divan şairleri rakamsal olarak ikiye katlanmış, 200’ü aşkın şairin aşk şiirlerine mümkün olduğunca çok örnek verilmiştir.

    Sırasıyla Tanzimat, Meşrutiyet, Cumhuriyet dönemi ve ’75 sonrası şairlerine yer veren Aşkoloji hiçbir şairi ihmal etmemeye çalışmış, şairlere ait en başarılı şiirleri bir araya getirmiştir.

    Türk ve Dünya edebiyatından seçmeler yaparken şöhretli şairlerin şöhretli şiirlerini almamazlık etmemiştir. Örneğin Poe’den Annabel Lee, Baudelaire’den Balkon, Mallarme’den Rondel, Verlaine’den Green, Rimbaud’dan En Yüksek Kule, Sandburg’dan Duvarcının Aşkı, Blaice’den Restoranda, Mayakovski’den Lili, Aragon’dan Mutlu Aşk Yok ki Dünyada, Prevert’ten Barbara, Auden’den Alla’sen Söyle Nedir Aşkın Aslı Astarı, Ritsos’tan Tensöz, Lamartin’den Göl, Ovidius’tan Narkissos şiirlerine yer verilirken başka binlerce şiire de okurla buluşma fırsatı tanınmıştır.

  • Çağdaş İran Öyküleri by: Seçki  11,00

    Asırlardır haklı bir şöhrete sahip olan İran edebiyatında çağdaş öykücülüğün muştucusu Cemalzade, ilk kez 1922’de Berlin’de basılan Bir Varmış Bir Yokmuş adlı hikâyeler mecmuasında daha önce Dihhodâ’ın Şundan Bundan’ında karikatürize ettiği insan tiplerini işledi.

    Sadık Hidayet, Cemalzade’nin açtığı yolda ilerledi ve psikolojik öykücülüğe doğru adım attı. Fransız edebiyatından etkilenen ve sürrealist bir hikâyeci olan Hidayet, Türkiye’de Kör Baykuş adlı eseriyle tanındı. Freud’un öğretilerinden esinlenen Bozorg Alevî, Elliüç Kişi ve Zindan Hatıraları adlı hikâyeleriyle “Hapis Edebiyatı”nın temelini attı. Sadık Çûbek, Celal Âl-i Ahmed, Muhammed Hicazî, Mahmud İtimadzade, Kirmanî, Nasır Müezzin, Ferûdun Tunkabunî, Mahmud Keyanûş, Baba Mukaddem, Resûl Pervizî, Mesud Kimyager, Nasır Takvayî gibi bir çok ünlü yazarıyla elindeki aynayı bireye ve topluma çeviren İran öykücülüğü çağdaş bir çizgi yakalamayı başardı. Olabilir’i değil, olan’ı konu edindi kendine.

    Prof. Dr. Mehmet Kanar’ın hazırladığı bu seçki, Cemalzade’den seçilen öykülerle başlıyor; bunu Hidayet, Alevî, Çûbek, Hicazî gibi kurucuların öyküleri izliyor. Seçkide son kuşaklardan da örnekler alınarak İran’da öykücülüğün gelişimi hakkında bir fikir veriliyor.

  • Hayal Şehir – Şiirlerde Üsküdar by: Alim Kahraman  12,00

    Değişmeye direnir Üsküdar. Biraz dikkat edenler bütün o karmaşık görüntünün altındaki şiirselliği fark edebilir. Bunu da en iyi şairler yapar. Birçok şairin, yazarın, sanatçının yaşamak için Üsküdar sınırlan dahilindeki bir yeri seçmesi de bundandır. Gösterişi sevmeyen Üsküdar, onları da özenle gizler, dikkatsiz gözlerden kaçırır. Tarihten günümüze, nice şairlerin gözdesi olmuştur Üsküdar. Her dönem şiirlerde layık olduğu yeri bulan Üsküdar, bu çalışmada günümüz şiirindeki yeriyle çıkıyor karşımıza. Şiirin gücü ve soluğu açısından kendisini kabul ettirmiş şairlerin mısralarında hayat bulan Üsküdar bu kitapta kendini anlatıyor.

    Bir dönemin başlangıcı olması açısından Yahya Kemal ayrı bir önem arz eder. Üsküdar içinse Yahya Kemal’in çok özel bir yeri vardır. Elinizdeki kitabın eski şiirle yeni şiiri buluşturan ve ayıran bu şairle başlaması elbette bir rastlantı değildir.

    Semtimizi ve şehrimizi, bize biz olma duygusunu yaşatan değerlerimizi her zamankinden daha fazla sevmeye ve onlara bağlanmaya ihtiyacımız var. Marifeti, bünyesine karşı düşmanlık beslemeyen her şeyi içeriş olan Üsküdar’ın; iltifatı, medeniyetimizin yeni ufuklara bakış noktası olmasıdır…