Din (5)
  • Kur’an Sünnet Bilinci by: H. Ali Akar  10,00

    Bilindiği üzere dinimizin birinci kaynağı Kur’an, ikinci kaynağı ise peygamberimizin söz ve fiilleridir. Kur’an’ın özellikleri, üstünlükleri, Mekkî ve Medenî sureler, Kur’an’ın tefsiri gibi konuların ele alındığı bu çalışma İslamın iki ana kaynağını doğru bir şekilde anlamamıza yardımcı olabilecek tarzda kısa ve anlaşılış bir şekilde kaleme alındı.

    Kur’an ve Sünnet bilincini vermeye çalışan kitap, Kur’an’ın üstün özelliklerine dikkat çekiyor ve Peygamberimizin hadisleri konusunda zihinleri aydınlatıcı bilgiler içeriyor.

    Kur’an’da geçen insan tiplerinin özelliklerinin de verildiği eserde mü’min, müslim, kâfir, müşrik münâfık ve zâlim kimdir? Sorularına ayetlerle cevap veriliyor. Ayrıca kitapta çeşitli hadis kaynakları taranarak ders alınabilecek bazı sahih hadislerin derlemesine de yer veriliyor.

    Kitap, İslâm’ın temel kaynağı olan Kur’an ve Sünnet’i daha iyi kavrayabilmemiz için iyi bir kaynak özelliği taşıyor.

  • Kur’an-ı Kerim ve Tabiat İlimleri by: Prof.Dr. Ahmet Yüksel Özemre  6,50

    Kur’ân-ı Kerîm ve Tabiat İlimleri’nin ilişkisi konusu, genellikle, Tabiat İlimleri’nin kendine özgü özellikleri hakkında sağlam bir bilgisi bulunmayanların tekeline kalmış olduğu için ciddî kavram kargaşaları, yanlış değerlendirmeler ve fâhiş yorum hatâlarına maruz kalmıştır. Tabiat İlimleri hakkındaki bilgileri çoğu kere avâm için yazılmış olan vülgarize kitapların düzeyini aşmayan bir takım düşünür ve müfessirler ise Kur’ân’ın Tabiat İlimleri’nden yararlanarak tefsirini yeni bir tefsir metodu olarak uygulayarak ayetleri zorlamacı bir biçimde akideleştirmeye ve Tabiat İlimleri ile ilişkili kılmaya kalkışmışlardır.

    Türkiye’nin ilk Atom Mühendisi, yazar ve danışman Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre’nin hazırladığı bu kitabın amacı:

    1) Bütün bu kavram ve yol-yordam kargaşalarının izâlesinde işe yarayacak olan sarâhat ve vuzuhun temellerini,

    2) Tabiat İlimleri’nin mâhiyet ve sınırlarını temyiz ile kavramanın ne kadar zor bir iş olduğunu,

    3) Bunları dirayet ve isabetle yorumlamanın ya da başka yerlerde yorum malzemesi yapmanın daha da zor, nâzik ve çok mesuliyetli bir iş olduğunu, dolayısıyla da

    4) Tabiat İlimleri’nin künhüne vakıf olmayanların ya da vehimlerini ilim zanneden heveskârların Tabiat İlimleri hakkında ahkâm kesmelerinin ne kadar isâbetsiz olduğunu takdim etmektir.

  • Öğretiler by: Lao Tzu  8,50

    M.Ö VI. Yüzyıl civarında Çin’de doğan Lao-Tzu , Taocu doktrinin kurucusu olarak bilinir. Siyasi ve toplumsal buhranların yaşandığı bir dönemde görevinden istifa ederek Batı’ya doğru yolculuğa çıkmıştır. Orijinal adı Tao-Te-King olan bu eseri Xiangu Geçidi’ndeki bekçinin isteği üzerine kaleme aldığı söylenir. Uzun bir dönem sözlü olarak nakledilen eserin derlemesi M.Ö. VI.-III. yüzyıllar arasında olmuştur. Eserden bir alıntı şöyledir: “Ben, ulu ve gizemli Tao ile birleşmenin Tam Yol’unu öğretiyorum. Öğretilerim basittir; onlardan bir din ya da bilim oluşturmak istersen, seni yüzüstü bırakır. Derin ama apaçık, onlardadır evrenin gerçeği.”

  • Tao-culuk’daki Anahtar – Kavramlar by: Toshihiko Izutsu  16,00

    Uzakdoğu, İslam ve Batı düşünce sistemleri üzerine pek çok kitabı ve araştırması olan merhum Japon profesör Toshihiko İzutsu‘nun Tasavvuf‘da ve Taoculuk‘daki Felsefi Anahtar Kavramların Karşılaştırmalı Bir İncelemesi başlıklı dev eserinin ikinci ve son cildini Prof. Dr. Ahmed Yüksel Özemre‘nin çevirisiyle okuyucalara takdim etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Birinci cilt, gene Kaknüs Yayınları‘ndan İbn Arabi‘nin Fusus‘undaki Anahtar Kavramlar adı altında yayınlanmıştır.

    Bu eserde Lao-Tzu‘nun Tao Te Çing ve Çuang-Tzu‘nun da Kitab‘ında ortaya koydukları Tao-culuğun anahtar-kavramları semantik bir incelemeye tabi tutularak incelenmiş ve Lao-Tzu ile Çuang-Tzu‘nun Dünya Görüşü‘nün temelleri ve çerçevesi ortaya konulmuştur. Ortaya çıkan sonuç şaşırtıcıdır. Gerek İbn Arabi‘nin gerekse Lao-Tzu ve Çuang-Tzu‘nun aleme bakış açıları Vahdet-I Vücud‘un temelde aynı, terminolojide farklı iki versiyonu gibidir.

    İbn Arabi‘nin anladığı şekliyle Zat, Ama, Adem, Kenz-I Mahfi, Gayb Alemi, Hakk, Kader, Rabb, Vahdet, Kesret, Rahman‘ın Nefesi, Rahmet, Nefs, Ruh, İnsan-I Kamil gibi anahtar kavramların Tao-culuk‘ta yalnızca ontolojik karşılıkları bulunmakla kalmamakta, fakat aynı zamanda bu kavramlar İbn Arabi‘de nasıl bir yapı oluşturuyor ve birbirleriyle ne türlü ontolojik ilişkiler içinde bulunuyorlarsa bunların Tao-culuk‘daki karşılıkları da kendi aralarında bu yapıyı ve bu ilişkileri aynen muhafaza etmektedir.

  • Toma’ya Göre İncil by: Prof.Dr. Ahmet Yüksel Özemre  11,00

    İlk defa 1945 yılında Yukarı Mısır’da keşfedilen Kıptice yazılmış Toma’ya Göre İncil’de Hz. İsa imajı, Kilise’nin resmen kabul ettiği Kanonik İncilller’dekinden çok farklı ve İslam tasavvuf çevrelerine çok tanıdık gelecek bir imajdır.

    Tasavvuf konusunda çok değerli eserlere imza atmış, aynı zamanda da Türkiye’nin ilk Atom mühendisi olan Prof. Dr. Ahmet Yüksel Özemre, entelektüel çevrelerde dünya çapında büyük heyecan uyandıran bu İncil’i Türkçe’ye kazandırdı. Özemre’nin, 114 hadisten oluşan bu İncil’in her bir hadisini açıkladığı kendi yorumunun yanında, İncil Tarihi ve Gnostisisizm (irfaniye, bilinircilik) hakkında gerekli bilgiler de çeviriye eklenerek Türk okuyucusunun kitabı rahatlıkla anlayıp sindirebilmesi amaçlandı.

    Hz. İsa’nın havarilerinden Didismus Yahuda Toma tarafından kaydedilen 114 söz, irfani bir öğreti sunmakta, görünen alemin ötesinde manevi bir alemin var olduğunu ve bu aleme girmenin önündeki engeller olan insani zaafları vurgulamaktadır. Toma’ya Göre İncil’de Hz. İsa, peygamberliğinin ötesinde Allah’la olan ve Mir’ac’a dayanan mahrem ilişkisini açıklamaktadır. Dünyevi hayatına ilk defa bakire Hz. Meryem’in rahminden babasız olarak doğan, daha sonra Allah katına yükselen Hz. İsa, ikinci bir manevi doğum sonucu tekrar bu dünyanın anlayış düzeyine ulaştırılmıştır.

     

    Toma’ya Göre İncil ya da Hz. İsa’nın 114 Hadisi’nin Ağustos 2002 başlarında yayınlanmış ilk baskısı Ekim 2002 başlarında tükenmiştir. Kaknüs Yayınları’ndan çıkan bu baskıda çeviri titizlikle gözden geçirilmiş ve hadislere  yazarın daha uygun bulduğu yeni yorumlar getirilmiştir.