Diğer (0)
  • Aslında Mimarlık by: Serkan Duman  14,00

    Kendime inşa ettiğim ve sağlamlığı üzerine kafa yormaktansa süsüne takıldığım sözde korunaklı evimin, meydana gelecek ilk depremle beraber büyük hasar göreceğini fark ettiğimde geçici önlemler almaktansa, yuvasız kalmayı göze aldım ve evimi terk ettim. Böylesi dönemlerde bir avare gibi dolaştım. Bir şey yapmamanın bazen yapmaktan daha değerli olduğunu keşfettim ki isteseydim de bir şey yapamazdım. Nadas halinde bekliyordum. Yaşamımda birkaç kere beni evsiz bırakan böylesi tecrübeleri, her seferinde daha uzun süre evsiz kalarak ama her terk edişi ise daha cesaretli bir biçimde yaparak edindim. Şunu söylemeliyim ki evimi ne zaman terk ettiysem, hiç birinde yeni birini inşa etmek zorunda kalmadım. Her seferinde çok daha sağlam ve güzel bir ev keşfettim.

    Terk ettiğim eski evlerime uzun bir yolculuk sonrasında dönüp yeniden baktığımda hissettiklerimi anlattığım bu kitap ile, gözlerimizin gördüğü şeylerin arkasında aslında ne olduğunu veya bunların ötesinde bir şeylerin de olabileceğini ifade etmeye çalıştım. Bunu diledim çünkü çocukların nesneleri doğru boşluğa yerleştirmeye çalıştıkları oyundaki gibi, giremeyecekleri bir yere zorla sokulmaya çalışılan Doğuluların, Müslümanların ve hatta “insan”ın özelde mimari, şehircilik ve sanat konularında ama genelde hayata dair “acaba?” sorusunu akıllarına getirmek istedim.

  • Osmanlı Dönemi Mimarlık Sözlüğü by: Celâl Esad Arseven  17,00

    Bu kitap, Türk Sanatı araştırmalarının öncülerinden Celâl Esad Arseven’in (1875-1971) mimarlığa yönelik olarak hazırladığı Istılâhât-ı Mi‘mâriyye adlı eserinin günümüz Türkçesine tercümesini içeriyor. Bir sözlükten öte değerler taşıyan bu kitap, sadece, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan ve neredeyse bir asra yaklaşan bütün ömrünü ağırlıklı olarak Türk sanatı ve mimarlığının araştırılmasına hasretmiş bir münevverin titiz çalışmasını gözler önüne sermekle kalmıyor; aynı zamanda, Osmanlı mimarlığı ya da mimarlık tarihi üzerine çalışanlar için de önemli bir başvuru kitabı olma özelliği arz ediyor. Osmanlı medeniyetinin mimarlık terminolojisini, kaleme alındığı dönemde yaşayan  mimar, duvarcı, dülger, hattat ve nakkaş gibi sanat ve zanaat erbablarına sorup danışarak ortaya çıkarmayı amaçlayan bu eser, geçmişin geleneksel anıları ve mimarlık pratiklerini zengin görselleriyle birlikte canlandırmakla kalmıyor; şimdi önemlice bir kısmı çoktan unutulmuş terimler vasıtasıyla, Osmanlı çağı mimarlık tarihiyle ilgilenenleri, bu çağın mimarlık vokabüleri ile bilgili bir tanışıklığa da yönlendiriyor.