Bilim-Mühendislik (2)
  • Öbürgünkü Sibernetik by: Toygar Akman  16,00

    İnsan daima kendisine yardımcı olacak aygıtlar ve makineler yapmaya çaba göstermişti. Evrim hayatı boyuncada, bir yandan kendisine benzeyen “robotlar” yapmaya; diğer yandan da “kendisinden daha çabuk düşünüp kararını uygulayan makineden beyinler” icad etmeye yönelmişti.

    İşte, “Sibernetik Bilim ve Teknolojisi”, çağlar boyu süregelen teknolojik evrim süreci içinde yapılagelmekte olan, “en ilkel otomatik aygıtlar”dan, “en ilginç robotlar”a ve günümüz “çeşitli elektronik makineleri”ne, “komputerleri”ne ve “uzay’daki uydular”a kadar uzanan, geniş bir “bilimsel teknoloji” alanını kapsamaktadır. Bu arada 800 yıl önce robotlar yapan ilk Türk sibernetik bilgini Eb’ul-İz’in bilim evrenine katkıları belirtilmektedir. Sibernetik, yalnızca “otomatik makineler yapımı” ile ilgilenmemektedir.

     

    Bu durumu daha da geliştirerek, “otomasyon sistemleri” ve “bilgi bankaları” aşamasına gelmekte ve oradan daha da ileri giderek makinelerle insanlar, makinelerle makineler arasındaki “bilgi alışverişi ve ayarlama durumları”nı sağlamaktadır.

    Bitkilerin, kendilerine kötülük yapanları, nasıl tanıyıp ortaya çıkarabildiklerini, göstermektedir. Sibernetik, bütün bu gelişmelerin yanı sıra,

    “İnsan beyninin kopyasını çıkarmaya” ve böylece “insanın ölümsüzlüğü”nü sağlamaya çalışırken, bir diğer çalışma alanıyla da “insan-makine ortak yaşamı”nı kurmaya uğraşmaktadır.

    Bu bilimsel teknoloji, “Sibernetik-organizma” kelimelerinin kısaltılmasından oluşturulmuş olan “Siborg”ların ve uzay’da bir astronot gibi görev yapacak olan “Sibernotlar”ın yapımına dek uzanmaktadır. Diğer yanda ise insanların birbirleri arasındaki bilgi alışverişlerini, “internet ağı” ile geliştirerek “Yepyeni bir boyut” durumundaki “Siber-Uzay”ı olabildiğince derinleştirmektedir.

     

    Bütün gelişmelerine kadar, aşama aşama ulaştığı evrimleri göndermeye çalışmaktadır.  Bu nedenlerle de içinde yaşamakta olduğumuz çağa “Sibernetik çağ” adı verilmektedir. İşte, elinizdeki kitap, bu “Bilimsel ve teknolojik uğraşı”nın, en ilkel düşünce dönemlerinde yapılan aygıtlarından, günümüzdeki en son “elektro-teknik gelişmeleri”ne kadar, aşama aşama ulaştığı evrimleri göstermeye çalışmaktadır. Organizmamızdaki on milyara yakın sinir hücresinin kendiliğinden işleyen bilgi alış-veriş sistemini fark eden insanoğlunun, günümüz bilgi alış-veriş sistemi internete varış serüvenidir bu kitap.

  • Sibernetik “Dünü Bugünü Yarını” by: Toygar Akman  16,00

    Sibernetik, yepyeni bir bilim olarak bir yandan insanlığın hizmetine ilginç “otomasyon sistemleri”, çeşitli “elektronik makineleri” ve “Kompüterler” sunarken diğer yandan da beklenilmeyen bir gerilime neden olmuştu. Acaba gelecekte, dünyayı yok edebilecek “sibernetik” silahlarla ve “korkunç bir savaşla” mı karşılaşacağız? insanlığı nasıl bir son bekliyor? Öbürgünkü sibernetik çalışmaları acaba dünyamızın geleceğine ilişkin bütün insanları mutlu kılabilecek ne tür bir gelişme gösterebilir? İşte bu kitap bu sorulara cevap verecek şekilde bir “Bilimsel Kurgu” formatında hazırlamıştır. Bir eserin “Bilimsel Kurgu” olabilmesi için, kesinlikle bilimsel verilere dayanarak hazırlanması ve bu bilgilerin ışığında geleceğin resmedilmesi gerekmektedir.

    Matrix adı ile yayına giren ve sibernetik gelişmeleri vurdulu kırdılı maceralarla karıştıran filmi görünce öbürgünkü sibernetiğin (peri masalları ya da polisiye maceralarla değil) ancak, bugüne kadar önümüze konulan bilimsel verilerden hareketle resmedilebileceği kanaatine bir kez daha vardım.  Yaşamakta olduğum 2003 yılı ortaların kadar

    – Sibernetik gelişmelerle ilgili olarak benim saptayabildiğim ilginç durumları bu gelişmelere ilişkin Bilimsel ve Politik Tartışma ve Çatışmaları

    – Teknolojik üstünlüğe erişmiş ülkelerin, hukuki değil fiili (de facto) bir durum yaratarak, bu bilimsel gelişmeleri yalnızca kendi çıkarları için kullanma girişimlerini

    – Bu güçlere karşı haklı bir savunma içine giren diğer ülkelerin ulaşabildikleri “karşıt teknolojik buluş ve aşamaları”nı

    -Siberbetik küreselleşme yanında sibernetik kutuplaşmanın gitgide daha da büyük bir hızla ilerlemesini

    – Astrofizik bulguların yalnızca gezegenimiz için değil güneş sistemimiz hakkında da çok kötümser gelecekler ileri sürmesini

    – Çeşitli ülke bilginlerinin gezegenimizi kurtarma yolundaki yetersiz ama ilginç buluş ve çabalarını

    – öbürgünkü sibernetiğin önümüze neler serebileceği hakkındaki belirli fikirleri kafamda sıralayıp değerlendirmeye çalıştım.

    işte bu fikirlerin ve birikimlerin önderliğinde bir “bilimsel hayal” halinde bu kitap meydana geldi.

    Kitaptaki kahramanların yaşantılarını, bu bilimsel bulgu ve verilerin ışığı altında geliştirerek kendime göre bir senaryo (ya da yeni bir space odyssey) halinde sunmaya çalıştım. Kitapta sözü edilen fizik, astrofizik, elektronik ve sibernetik bulgular ve gelişmeler ile biyolojik, fizyolojik deneylerin hepsi doğrudur ve bilimsel bulgulara dayanmaktadır.