Başvuru (0)
  • Dil Atlası by: Yusuf Akçay  7,00

    Üstüne Düşünülmeyen Sözler

    Dil Atlası, yazarının ifadesiyle, dile karşı bir ilginin ve özelde bir Türkçe bilincinin oluşmasına katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda kitap, gerek tarihî gerekse güncel dil meselelerine değiniliyor ve somut verilerden hareketle Türkçe’nin dünkü ve bugünkü durumunun ortaya konmasına çalışıyor.

    Dilin ortaya çıkışı, Babil olayı, Yafetik teori, yazının icadı, Sümerce ve Türkçe, Türk dilinin tarihi, Türkler ve Kızılderililer, Hz. Peygamber’in Türkçe ve Türkler hakkındaki hadisleri, Kur’an’daki kelimelerin kökeni, Hurûfilik, Türkçe’ye yapılan ilk Kur’an çevirisi, Cumhuriyet döneminde Türkçe’nin durumu, Atatürk ve Türk dili, Harf devrimi, Öztürkçe, Yapma diller ve Esperanto, II. Abdülhamit’in Arapça hayranlığı, Enver Paşanın Türkçe ile ilgili çalışmaları, Allah, Türk, Kürt ve Ermeni gibi kelimelerin anlamları kitapta ele alınan konular arasında.

    Başta lise ve üniversite öğrencileri olmak üzere, konuya meraklı herkesin yararlanabileceği bir tarzda; ders kitaplarındaki sıkıcı gramer konularının aksine, akıcı ve anlaşılır bir dille hazırlanan kitap aynı zamanda dille ilgili ansiklopedik bilgilere de yer veriyor.

  • Doğa Kaçış by: Toygar Akman  6,00

    Bugüne kadar hep Sibernetik bilimi ve teknolojisi üzerindeki gelişmeler ile Astro-Fizik araştırmalarla ilgilenmiş ve bu konular hakkında 12 kitap ile 130 makâle yazmış olan Dr. Toygar Akman, bu kitabında Datça ve Marmaris’te yaşadıklarını toplamıştır.

    “Doğaya Sığınma” kavramının, eski zarafet ve güzelliklerini kaybetmekte olan büyük kentlerden bir bunalım halinde kaçmanın doğal sonucu olduğunun farkına vararak, 19 hikayeden oluşan bu kitaba “Doğaya Kaçış” adı verilmiştir.

    Hikayelerin hemen hepsinde “doğayla birlikte olabilmenin heyecanı”nın ön plânda rol aldığı görülecektir. Yazar, doğa ile böylesine büyük bir sevgi ile bütünleşmeye çalışırken, hastalık haberi ve ölüme gitme tehlikesi ile karşılaşınca, panik halindeki ruhsal durumunu ve hatta Yaratıcıya isyanını bile kitabında açıkça itiraf etmiştir. Bu kitapçık, doğa ile içiçe yaşanırken duyulan sevgiyi, hayranlığı, huzuru, isyanı ve âcizliği kavrayışın samimi belirtileriyle meydana gelmiştir.

    Okuyucuların yaşananların samimiyetine inanıp doğaya sevgi ve hayranlıklarını pekiştirmeleri dileğiyle…

  • Müzik Yazıları by: Yalçın Çetinkaya  10,00

    Yalçın Çetinkaya İTÜ Devlet Konservatuarı’nı bitirdi, doktorasını İTÜ Sosyal Müzikler-Hint Bilimler Enstitüsü’nde İslam Felsefesi alanında tamamladı. “Geleneksel Müziği”, “Film Müzikleri” ve “Çok Seslilikte Yöntemler” üzerine çalıştı. Dini Musiki alanında Bekir Sıdkı Sezgin’in öğrencisi oldu ve Sanatta Yeterlilik Doktora tezini “Mevlevilikte Müzik Felsefesi” konusunda yazdı. Birçok gazete ve dergide müzik yazıları yazdı. Bu kitap, Yalçın Çetinkya’nın Yeni Şafak, Yeni Ufuk ve Aksiyon gibi yayın organlarında haftalık ve düzenli olarak; bazen o günlerdeki müzik gündemine uygun, bazen de gündemin tamamen dışında yazdığı kısa “gazete ve dergi” yazılarından derlenmiştir. Yalçın Çetinkaya kitapta yer alan bir çok yazısında, müzik dünyasında tartışılması gereken bazı alanlara girmeye çalışmıştır. Bunu yaparken de, sadece düşüncesini ifade etmiş, herhangi bir “taraf”a saplanıp kalmamıştır. Yazar, ele aldığı bazı konuların, üzerinde daha ayrıntılı ve daha titiz çalışmayı gerektirdiğini düşünmektedir; bu yazıları okuyucuya konuyla ilgili fikir vermek ve onunla bir şeyler paylaşmak amacıyla yazmıştır.

    Kitaptaki toplam 83 kısa yazıdan bazı başlıklar şöyledir: “Hayat, Müzik ve Beethoven”, “Türkü Sadeliktir, İçtenliktir”, “Rönesans’tan XXI. Yüzyıla Müzik Yolculuğu”, “Bach, Mesnevi’yi okumuş mudur?”, “Sevdalinka: Bosnalıların Romanı”

  • Öbürgünkü Sibernetik by: Toygar Akman  16,00

    İnsan daima kendisine yardımcı olacak aygıtlar ve makineler yapmaya çaba göstermişti. Evrim hayatı boyuncada, bir yandan kendisine benzeyen “robotlar” yapmaya; diğer yandan da “kendisinden daha çabuk düşünüp kararını uygulayan makineden beyinler” icad etmeye yönelmişti.

    İşte, “Sibernetik Bilim ve Teknolojisi”, çağlar boyu süregelen teknolojik evrim süreci içinde yapılagelmekte olan, “en ilkel otomatik aygıtlar”dan, “en ilginç robotlar”a ve günümüz “çeşitli elektronik makineleri”ne, “komputerleri”ne ve “uzay’daki uydular”a kadar uzanan, geniş bir “bilimsel teknoloji” alanını kapsamaktadır. Bu arada 800 yıl önce robotlar yapan ilk Türk sibernetik bilgini Eb’ul-İz’in bilim evrenine katkıları belirtilmektedir. Sibernetik, yalnızca “otomatik makineler yapımı” ile ilgilenmemektedir.

     

    Bu durumu daha da geliştirerek, “otomasyon sistemleri” ve “bilgi bankaları” aşamasına gelmekte ve oradan daha da ileri giderek makinelerle insanlar, makinelerle makineler arasındaki “bilgi alışverişi ve ayarlama durumları”nı sağlamaktadır.

    Bitkilerin, kendilerine kötülük yapanları, nasıl tanıyıp ortaya çıkarabildiklerini, göstermektedir. Sibernetik, bütün bu gelişmelerin yanı sıra,

    “İnsan beyninin kopyasını çıkarmaya” ve böylece “insanın ölümsüzlüğü”nü sağlamaya çalışırken, bir diğer çalışma alanıyla da “insan-makine ortak yaşamı”nı kurmaya uğraşmaktadır.

    Bu bilimsel teknoloji, “Sibernetik-organizma” kelimelerinin kısaltılmasından oluşturulmuş olan “Siborg”ların ve uzay’da bir astronot gibi görev yapacak olan “Sibernotlar”ın yapımına dek uzanmaktadır. Diğer yanda ise insanların birbirleri arasındaki bilgi alışverişlerini, “internet ağı” ile geliştirerek “Yepyeni bir boyut” durumundaki “Siber-Uzay”ı olabildiğince derinleştirmektedir.

     

    Bütün gelişmelerine kadar, aşama aşama ulaştığı evrimleri göndermeye çalışmaktadır.  Bu nedenlerle de içinde yaşamakta olduğumuz çağa “Sibernetik çağ” adı verilmektedir. İşte, elinizdeki kitap, bu “Bilimsel ve teknolojik uğraşı”nın, en ilkel düşünce dönemlerinde yapılan aygıtlarından, günümüzdeki en son “elektro-teknik gelişmeleri”ne kadar, aşama aşama ulaştığı evrimleri göstermeye çalışmaktadır. Organizmamızdaki on milyara yakın sinir hücresinin kendiliğinden işleyen bilgi alış-veriş sistemini fark eden insanoğlunun, günümüz bilgi alış-veriş sistemi internete varış serüvenidir bu kitap.

  • Sibernetik “Dünü Bugünü Yarını” by: Toygar Akman  16,00

    Sibernetik, yepyeni bir bilim olarak bir yandan insanlığın hizmetine ilginç “otomasyon sistemleri”, çeşitli “elektronik makineleri” ve “Kompüterler” sunarken diğer yandan da beklenilmeyen bir gerilime neden olmuştu. Acaba gelecekte, dünyayı yok edebilecek “sibernetik” silahlarla ve “korkunç bir savaşla” mı karşılaşacağız? insanlığı nasıl bir son bekliyor? Öbürgünkü sibernetik çalışmaları acaba dünyamızın geleceğine ilişkin bütün insanları mutlu kılabilecek ne tür bir gelişme gösterebilir? İşte bu kitap bu sorulara cevap verecek şekilde bir “Bilimsel Kurgu” formatında hazırlamıştır. Bir eserin “Bilimsel Kurgu” olabilmesi için, kesinlikle bilimsel verilere dayanarak hazırlanması ve bu bilgilerin ışığında geleceğin resmedilmesi gerekmektedir.

    Matrix adı ile yayına giren ve sibernetik gelişmeleri vurdulu kırdılı maceralarla karıştıran filmi görünce öbürgünkü sibernetiğin (peri masalları ya da polisiye maceralarla değil) ancak, bugüne kadar önümüze konulan bilimsel verilerden hareketle resmedilebileceği kanaatine bir kez daha vardım.  Yaşamakta olduğum 2003 yılı ortaların kadar

    – Sibernetik gelişmelerle ilgili olarak benim saptayabildiğim ilginç durumları bu gelişmelere ilişkin Bilimsel ve Politik Tartışma ve Çatışmaları

    – Teknolojik üstünlüğe erişmiş ülkelerin, hukuki değil fiili (de facto) bir durum yaratarak, bu bilimsel gelişmeleri yalnızca kendi çıkarları için kullanma girişimlerini

    – Bu güçlere karşı haklı bir savunma içine giren diğer ülkelerin ulaşabildikleri “karşıt teknolojik buluş ve aşamaları”nı

    -Siberbetik küreselleşme yanında sibernetik kutuplaşmanın gitgide daha da büyük bir hızla ilerlemesini

    – Astrofizik bulguların yalnızca gezegenimiz için değil güneş sistemimiz hakkında da çok kötümser gelecekler ileri sürmesini

    – Çeşitli ülke bilginlerinin gezegenimizi kurtarma yolundaki yetersiz ama ilginç buluş ve çabalarını

    – öbürgünkü sibernetiğin önümüze neler serebileceği hakkındaki belirli fikirleri kafamda sıralayıp değerlendirmeye çalıştım.

    işte bu fikirlerin ve birikimlerin önderliğinde bir “bilimsel hayal” halinde bu kitap meydana geldi.

    Kitaptaki kahramanların yaşantılarını, bu bilimsel bulgu ve verilerin ışığı altında geliştirerek kendime göre bir senaryo (ya da yeni bir space odyssey) halinde sunmaya çalıştım. Kitapta sözü edilen fizik, astrofizik, elektronik ve sibernetik bulgular ve gelişmeler ile biyolojik, fizyolojik deneylerin hepsi doğrudur ve bilimsel bulgulara dayanmaktadır.

  • Türk Sanatında İkonografik Dönüşümler by: Prof.Dr. Selçuk Mülayim  20,00

    Bu kitapta, çoğunlukla Ortaçağ’ın farklı katmanlarından derlenen konularla, Türk sanatının belirli kesitlerinden haberdar oluyoruz. Seçilmiş örnekler arasındaki bağlantıları açıklama denemesi yapılırken, daha çok Anadolu’da yaşanmış 1000 yıllık tarihin gerisinde olup bitenlerin dip akıntıları hakkında da paha biçilmez ipuçlarını fark edebiliyoruz.

     

  • Yüzyılın Sanat Kronolojisi by: Prof.Dr. Selçuk Mülayim  13,00

    Marmara Üniversitesi öğretim üyesi, arkeolog ve yazar Prof. Dr. Selçuk Mülayim’in hazırladığı bu eser, 1900’den 1999’a uzanan tarihsel süreçte açılan sergileri, plâstik sanat etkinliklerini, anıtları ve mimarî eserleri, arkeolojik kazı ve araştırmaları, yayınlanan eserleri, başarı ve ödülleri, sanat adamlarını günü gününe bir kronolojiyle Türk okuruna sunmuştur.

    Çalışma yıl dökümlerine dayanmaktadır. Her yılın altında, Plastik Sanatlar ve Sergiler, Müze ve Eski Eserler, Arkeolojik Kazı ve Araştırmalar, Yayınlar, Olay ve Etkinlikler gibi alt başlıklar yer almaktadır. Kitap, kültür ve sanat olaylarında son yüzyılın panoramasını belirleme amacıyla hazırlanmıştır.