Vitrindekiler

FELSEFEYE GİRİŞ: HİKMETİN YAPITAŞLARI

FELSEFEYE GİRİŞ: HİKMETİN YAPITAŞLARI

Felsefi fikirlerin, içinde yaşadığımız zaman ve mekânda, hatta günlük hayatımızda bize neler söylediğini anlamaya çalışıyoruz. Hikmetin özünü bulmak için çıktığımız bu yolda bize, orijinal felsefe metinlerinden alınan metinlerle birlikte yazarın sohbet edermişçesine rehberliği eşlik ediyor.

ASRIN VEBASI: NARSİSİZM İLLETİ

ASRIN VEBASI: NARSİSİZM İLLETİ

Ülkemizde de geniş ilgi gören Ben Nesli kitabının yazarı Jean Twenge, yeni kitabında modern toplumlarda süratle yayılan narsisizim hastalığını mercek altına alıyor... Felsefi kökeni Descartes’in dualist (ayrımcı) düşünce tarzına, Freud’un “korku veya hazzın esiri” olan insan tasavvuruna ve ben-merkezli tüketici toplumunun mimarı olan pazarlama ve halkla ilişkiler kuramlarına dayanıyor.

KIRIK KANATLAR

kırık kanatlar_4.baskı.jpg

KIRIK KANATLAR


Özgün Adı:
THE BROKEN WİNGS

Resimleyen:

Çeviren:
Ersan Devrim
Editör:

Kapak Tasarımı:
Mustafa Saldamlı
Sayfa Sayısı:
80
Ebatlar:
13.8 cm x 21 cm
ISBN:
975-6963-38-7
Barkod:
9799756963387
Baskı Bilgisi:
1. Baskı, 1999
Fiyat:
5.5 YTL

Kırık Kanatlar, acımasız toplum yapısının kıskaca aldığı bir aşkın öyküsünü anlatıyor. Kahramanları arasında “kafese kısılmış kanatları kırık bir kuş” olarak tanımlanan Doğulu kadın, “avını onlarca koluyla kıskıvrak yakalayıp onlarca ağzıyla onun kanını emen bir piskopos” var. 20. yüzyıl başlarında Ortadoğu toplumunda ailesinin serveti yüzünden felakete sürüklenen genç bir kız ve aşkın inanılmaz gücü… Sınırlı aşk sevgiliyi sahiplenmeyi, sınırsız olanı sadece kendini ister.

Bu uzun öykü, aşkın mutluluğa ulaşması için gösterilmesi gereken amansız çabayla, bu çabanın aşıkların kişiliğini tüketmemesi için gösterilmesi gereken dikkatli özen arasındaki dengeyi anlatılıyor.

Ruhun güçlüklere göğüs gererek acı çekmesi sakin bir köşeye çekilerek güven içinde oturmasından iyidir, diyen Cibrân, aşka rağmen dürüst ve prensip sahibi kalabilmenin gerçek aşkın bir parçası olduğunu vurguluyor.

Halil Cibrân’ın geleneksel Ortadoğu edebiyatının retorik süslemelerinden uzak, lirik ve dinamik stilini ve bilgelik felsefesini çok güzel yansıtan bu ilk dönem öyküsü, 1923’te başyapıtı Ermiş yayınlanmadan çok önce Amerikan edebiyat çevrelerini ve Göç edebiyatı yazarlarını derinden etkilemiştir.

Kırık Kanatlar’ı okurken gözyaşları arasında gülümseyecek, acıyla iç içe mutlu olacak ve felaketler karşısında yürekten kopan gerçek bir yakarış hissi duyacaksınız.

Array

Kitapyurdu'na yollanan yorumlardan

Halil Cibran bu eserinde gerek Türkiye'de gerek dünyada; romanlarını, hikayelerini cinsellikle süslemeye meraklı olan ve bu şekilde dikkat çekmeye çalışan yazarlara adeta ders veriyor.Demek ki bir aşk anısı-acısı veya bir aşk romanı sıfır cinsellikle de güzel olabiliyormuş. İnanmayanlara bu eser tavsiye edilir.

Kitapyurdu'na yollanan yorumlardan

Müthiş bir anlatımı var. Okuduğum ilk kitabıydı ve artık cibran imzalı olması bile onu okumam için yeterli sebep... Tadı damaklarda kalıyor...

Kitapyurdu'na yollanan yorumlardan

bir aşk romanı ancak bu kadar masumca yazılır muhakkak okuyun

Kitapyurdu'na yollanan yorumlardan

Tek kelimeyle muhteşem bir anlatımı var ipeksi insanı alıp götürüyor kesinlikle okumalısınız asla pişman olmayacaksınız..

Kitapyurdu'na yollanan yorumlardan

Sadece okuyun...siz de susacak ve ağlayacaksınız.....

Kitapyurdu'na yollanan yorumlardan

Bu eserde Selma'ya aşık olup yanacaksınız.Her diyalogda Kendinizi bulacak ve aşkı tadacaksınız.Bir solukta okuyabileceğiniz ama tekrar tekrar okumak isteyeceğiniz bir eser.

Kitapyurdu'na yollanan yorumlardan

Yalnızlığın yumuşak, ipeksi elleri vardır, buna rağmen güçlü parmaklarıyla kalbi kavrar ve canını hüzünle ağrıtır. Yalnızlık, ruhani yücelmenin olduğu kadar, hüznün de yandaşıdır.
…………………………………….
Bugün mutluluktan söz etme;anısı beni mutsuz ediyor.bana huzurdan söz etme;gölgesi beni korkutuyor;ama bak bana ,sana, Cennet’in kalbimin külleri içinde yaktığı mübarek feneri göstereceğim;seni bir annenin yegane çocuğunu sevdiği gibi sevdiğimi biliyorsun.Aşk seni kendimden dahi korumayı öğretti bana.Beni, seninle birlikte uzak diyarlara gitmekten alıkoyan şey,ateşle temizlenmiş o Aşk’tır.Aşk, senin özgürce ve erdemli bir şekilde yaşamana imkan vermek için,içimdeki arzuyu öldürüyor.Sınırlı aşk, sevdiğini sahiplenmek,sınırsız aşk ise sadece kendini ister.Gençliğin saflığı ve uyanışı arasına düşen aşk kendini sahiplenme ile tatmin eder ve sarılmalarla büyür.Ama gök kubbenin kucağında doğan ve gecenin sırlarıyla inen aşk,ebediyet ve ölümsüzlükten başka hiçbir şeyle huzurlu olmaz;ilahi varlık dışında hiçbir şeyin önünde hürmetle eğilmez….

Bu sözlerle bezenmiş hüzünlü bir aşk öyküsünü anlatan kitap 78 sayfa ve Kaknüs yayınlarından çıkmış.
Kitabın sayfaları arasında klasik bir konuya misafir olsanız da, Cibran’ın o değerli kaleminden dökülen inci gibi sözler yüreğinize bir ok gibi saplanıp gözlerinizde damlalara dönüşebilir.

Cibran’ın okuduğum ve naçizane tavsiye ettiğim diğer kitapları; Ermiş, Asi Ruhlar, Fırtınalar…

Halil Cibran’ın kalemini çok beğenen biri olarak beğeninize sunuyorum……

Mehmet Kerem DOKSAT

Pek sevgili bir dostumun bahsetmesi sâyesinde tanıştım kendisiyle, müthiş bir Homo mysticus’la.

İsmi Halil Cibran (Khalil Gibran (Gubran Khalil Gubran bin Mikhā’īl bin Sa’ad; Arapça جبران خليل جبران بن ميکائيل بن سعد), merak edenler için http://tr.wikipedia.org/wiki/Halil_Cibran mekânında hayatı var; biraz kifâyetsiz. İngilizce olanı daha tafsilâtlı: http://en.wikipedia.org/wiki/Khalil_Gibran.

Khali Gibran

Hayyam’dan da öte bir psişe, Ontogenetik olana çok daha yakın…

Lübnanlı bir şâir, ressam ve edîb.

The Prophet isimli kitabı Türkçe’ye (Hak Erenler) Nebî, Ermiş, Velî, Mürşid ve Ermiş diye tercüme edilmiş…

Ben Neslim’den rica ettim, D&R mağazasında yedi tâne kitabını buldu: Kaknüs Yayınları’ndan Ermiş, Aşk Mektupları, Âsi Ruhlar, Gözlerin Fısıltısı, Kum ve Köpük Avare, Fırtınalar, Parşömen Yayınları’ndan Bir Gözyaşı Bir Tebessüm & Kum ve Köpük…

Tercümeler oldukça iyi, ayrıca internette epey “script” de var.

6 Ocak 1883’de fakir bir âilenin çocuğu olarak Lübnan’da dünyayı teşrif etmiş, New York’ta 10 Nisan 1931’de Ontogenetik Psişe’ye geri dönmüş siroz ve tüberkülozun vâsıtasıyla.

Hâlen Ermiş’i kıraat ediyorum.

İlyas Aslan takdim kısmında şöyle yazıyor:

“‘Kelime’nin gücünü ve büyüsünü bütünüyle kavramış biri hakkında konuşmak oldukça zorlu. Ve zorluğunca zorunlu da.

Zorlu; zira bir damla olmaktan öte engin bir umman. Bir kil değil ki şekil verebilelim, bir sis yalnızca avucumuzda dağılan. Üzerine uyacak elbise aradığımız bir bedenden ziyâde bedenleri dik tutan bir ruh. Fırçamızın ucundaki bir boya değil, aldondan geçmeye çabaladığımız bir eleğimsağma. Hülâsa, Nev-i şahsına münhasır biri değil, ağyârını câmi bir ‘birlik’…

Ezelî ırmakta yıkanmak

İşte size bir ipucu: Ezeliyet ve ebediyet. Yâni başsızlık ve sonsuzluk. Sonsuz bir ummanda sonsuz bir katre olduğunu bilir Cibran. Bütün satır aralarında duyarsınız bunu. Münferit ve yapayalnızdır; hikmeti kendinden menkûl biri olmadığının bilincindedir. Evet, tektir o herkes gibi; ama bu tekliği değildir onu seçkin kılan. Bu tekliğini içinde erittiği ‘bütünlük’ün potasıdır ona rengini veren. Farklı coğrafya ve kültür ve inançlarda tezâhürlerine rastladığımız bir Ezelî Hikmet’tir bahse konu ettiğimiz. Ezelî Hikmet… Yâni Arapçasıyla hikmet-i hâlide, Farsçasıyla câvidân-hired, Lâtincesiyle philosophia perennis. Hâttâ gelin, cibrancasıyla söyleyelim: çağların külü ve ebedî ateş.

Bu ipucuna bir ilmek atalım: Varlıkta birlik. Yâni vahdet-i vücûd, yâni Panenteizm (dikkat edin Panteizm değil!). Cibranca, kimileyin umman, kimileyin ruh. Ve esîr kimileyin.

Bunun içindir ki onun gözünde kilise ile havra, Yahya ile Buda, İncil ile Kur’ân. Zira hepsi de aynı kaynaktan çağlayan ırmağın kolları. Merâmı, susuzluğunu dindirmek isteyen ha bu olmuş, ha öteki. Su aynı su. Onun kadehini kâh Kur’ândan bir âyet doldurur, kâh Buda’nın bir meseli. Kendisi söyler: ‘Göğsümün bir tarafında İsa, diğer tarafında Muhammed oturur.’”

Gerisini siz okuyun. Biz 6 TL’ye aldık, internetten daha da ucuza bulunabilir belki.

Kitabın en arkasında da şöyle bir iktibas var bu gönül adamından:

Size bir de denildi ki hayat karanlıktır diye ve sizler bezginliğinizde tekrar edegeldiniz, bir bezgin tarafından ne söylenmişse.

Ve ben derim ki hayat, sâhiden karanlık, insiyak olduğu zaman başka.

Ve insiyak kördür, bilgi olduğu zaman başka.

Ve her bilgi beyhudedir, çalışma olduğu zaman başka.

Ve her çalışma nâfiledir, aşk olduğu zaman başka.

Ve her ne zaman aşkla çalışırsanız kendinizi kendinize raptedersiniz ve ötekine ve Allah’a.

***

Önce mahcub oldum nasıl da ıskalamışım bu William Shakespeare ve Lao Tzu’dan sonra dünyada en çok okunan şâiri…

Şâir!

Belki de onu en güzel tavsif edecek vasıf yâhut sıfat bu…

Çünkü onunki gibi nesirler de şiirdir.

Aklıma tam 3 (üç) senede bitirebildiğim http://www.keremdoksat.com/2006/09/01/sevgi-ve-bilgi-hakkinda-kisa-bir-h... adresinde bulabileceğiniz SEVGİ VE BİLGİ HAKKINDA KISA BİR HİKÂYE denemem geldi.

Bir de şu mesel: Siz Allah’ı ezel ve ebedle ölçmeye kalkıyorsunuz; hâlbuki ezel ve ebed de, tıpkı mekân gibi, mahlûkturlar, tek bir Hakikat vardır, gerisi illüzyon…

Khalil Gibran2

Hani, belki de Cibran’ın enkarnesiyimdir!

Ortalık İsa ve Mevlânâ enkarneleriyle dolu.

Ben de Cibran’ınki olsam kime ne zararı var?

Melanie Clein mı, hangi bedhah bana bu virüsten bahsetti?

Neyse, zâten meczûbum şu an, hallüsinasyondan tabii ve olabilir ki?

Mehmet Kerem Doksat – İstinye – 06 Temmuz 2010 Salı

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML kodları: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
Yukarıdaki harf ve rakamları yazınız. Bu soru sizin gerçek bir ziyaretçi olup olmadığınızı anlamak içindir.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image without spaces.
Kızkulesi Yayıncılık ve Tanıtım Hizmetleri
Merkez:Kızkulesi Kültür Merkezi Mimar Sinan Mah. Selami Ali Efendi Cad. No:5 Üsküdar/İstanbul
İstanbul Tel: +90 (216) 341 08 65 Faks: +90 (216) 334 61 48
Dağıtım: Çatalçeşme Sokak Defne Han No.27/3 Cağaloğlu İstanbul
Tel: +90 (212) 520 49 27 Faks: +90 (212) 520 49 28
E-mail: info@kaknus.com.tr
sfy39587f11