MİRDÂD/KUNDAKTAKİ
ERMİŞ Mehcer
(Göç) edebiyatının tohumlarının ekilmesi, filizlenmesi ve
yetişmesinde büyük
payı olan Mihail Nuayme’nin yetmiş yaşlarında kaleme almış
olduğu bu eseri,
Nuayme’nin hayatının “İncil”i olarak düşünülmüştür.
Nitekim eserin pek çok
yerinde İncil’in etkilerini açıkça görmek
mümkündür. Kitabın
kahramanı Mirdâd, bir gemiye hizmetçi olarak giriyor. Önce
sessiz kalıyor, seyrediyor,
düşünüyor ve inceliyor. Fakat sonra konuşmaya başlıyor ve
etrafında ders
halkaları oluşturuyor. Mirdad insanları sürüklüyor,
düşündürüyor ve en önemlisi
de insanın hafızasını zorluyor. Hayat, ölüm ve ölüm sonrası
hayat gibi kavramları
düşündürterek ele alıyor. Bu eserde insanın yeteneklerinin
ve gücünün sınırsız
olduğu vurgulanarak insana önemli bir yer veriliyor.
“İnsanları yönetmek istiyorsanız,
önce kendinizi yönetmeyi öğrenin ve insanların
derinliklerine inin!” diyen
Mirdâd, gerçek sevgi, gerçek mutluluk, kurtuluşa özlem,
aydınlık, karanlık gibi
meseleleri irdeliyor ve insanın ufkunu açarak derin
veses-siz düşünmesini sağlıyor. |