|
|
|
 | BİLGİ
ve HİKMET Enformasyon
Toplumu’nun Belleği Yazarı: Murat
Çelik Sayfa:
192 Ebat:
13.8x21cm ISBN:
975-6698-94-2 Kaknüs/Düşünce |
BİLGİ
ve HİKMET Enformasyon
Toplumu’nun Belleği ‘Bilgiyi
büyük ve ulu bil; seçkin kulu bu iki şey
yüceltir’ Yusuf
Has Hacib Batı
dışındaki medeniyetlerin, özellikle de İslam Medeniyeti’nin
enformasyon toplumunu
nasıl anlaması gerektiği çok önemli. Post-modernite, yeni
dünya düzeni,
küreselleşme vesaire bir yığın kavram ile karşı karşıya
bırakılarak yoğun bir
düşünsel ve kültürel bombardımana maruz kalan gelişmekte
olan toplumlar, enformasyon
toplumu çerçevesindeki yeni oluşumu kayıtsız şartsız kabule
zorlanıyorlar. ENFORMASYON
TOPLUMU’NA SORGULAMACI VE AYDIN BİR
YAKLAŞIM Bilgi
ve Hikmet’te, enformasyon toplumunun zihinsel kökenlerine
inilmeye çalışılıyor.
Enformasyon Toplumu ve bu düşünce çerçevesinde ortaya
çıkan toplumsal
transformasyonda bilginin kullanım zihniyetinin nitelik ve
nicelik bakımdan
nasıl geliştiği ve söz konusu değişikliklere kaynaklık
ettiği düşünülen ortamın
beraberinde meydana gelen yeni gelişmelerin arka planınında
nelerin yattığı
irdeleniyor. Sanayi Toplumu’ndan Enformasyon Toplumu’na
geçişin nasıl
sağlandığına ve beraberinde ortaya çıkan bilginin
sorgulanmasına ışık tutuluyor.
Okuyucunun, gelişmeler karşısında onurlu bir duruş
sergilemesi, bir süre
durup olanları lokal ve evrensel düzlemde irdelemesinin
mesajları veriliyor. Enformasyon
toplumunun ne olduğu, kökenleri ve zihinsel altyapısı ile
felsefi temeline
iniliyor. Yeni
Dünya Düzeni’nde Bilgi ve Toplum Günümüzde
batı dışındaki medeniyetlerin sürekli kültürel tacize
uğramasının adı
yeni dünya düzeni veya enformasyon toplumu oldu.
Demokratikleşme, teknolojinin
nimetlerinden halkın faydalanması ve gelişmişlik gibi
birtakım düşüncelerle
toplumun/toplumların uyutulması günümüz toplumunun
kaçınılmaz sonucu
olarak kabul görmeye başladı. Bilgi ve Hikmet, enformasyon
toplumuna batılı
yeni dünya düzeni kurucularının baktığı gibi değil de,
farklı bir perspektiften bakmak
isteyenlerin ve önüne konan içi doldurulmuş bir takım yeni
düşünceleri sorgulama
yolunu tercih edenlerin rehberi niteliğinde. Tam da Büyük
Ortadoğu Projesi’nin
gündemde olduğu bir dönemde, batının, insanlığın ortak
kültürüne yaptığı
enformasyon toplumu olma yolunda attığı adımların ve batılı
bakışın ne anlama
geldiğini anlamada oldukça yararlı bir
kaynak. |
  | BOYUTLAR Öklit’den
Günümüze Filozof ve Bilim Adamlarından Çeşitli
Görüşler Yazarı: Toygar
Akman Sayfa:
192 Ebat:
13.5X21
cm ISBN:
975-6698-62-4 Kaknüs/Düşünce |
BOYUTLAR Öklit’den
Günümüze Filozof ve Bilim Adamlarından Çeşitli
Görüşler “Geometrik
bir ölçü birimi” olarak kullanageldiğimiz “boyutlar,”
Eukleides (Öklit) zamanından
beri “en, boy ve derinlik” olarak “üç yöne uzanımı”
belirliyordu. Tek
boyut, bir yöne doğru uzanım olan “çizgi”yi; iki boyut ise,
kare, dikdörtgen, beşgen,
daire, elips vb. gibi bir “düzlem”i meydana getiriyor; ancak
üç boyut ile “hacim”
oluşuyor ve cisimler ortaya
çıkıyordu. 19.
yüzyıla gelinceye dek, “üç boyut dışında” herhangi bir boyut
düşünülemez olmuştu.
1840 yılında Kazan Üniversitesi profesörlerinden Lobaçevsky,
Rusya’nın geniş
arazisi üzerinde yaptığı geometrik ölçümlerde, Öklit
geometrisinin dünya yüzeyine
uygulanamayacağını görmüştü. Çünkü ekvatordan iki dik açı
ile çizilen paralellerin,
kutupta birbiriyle kesiştiğini görmüştü. Öklit’in, yıllar
önce onaya koyduğu,
“Bir üçgenin iç açılarının toplamı 180 derecedir” postulası
kayboluyor ve
ortaya iç açılarının toplamı 180 dereceden çok daha fazla
olan üçgenler çıkıyordu!.. 20.
yüzyılda ise, Einstein, “içinde yaşadığımız evreni”
değerlendirmeye kalkıştığında
“zaman”ın ayrı bir boyut, yani “dördüncü bir boyut” olduğunu
ortaya koyuyordu. Diğer
yanda aynı yüzyılda “atom evreni içinde” yaptığı çalışmaları
sonunda, Erwin
Schrödinger, “yedi boyutlu dalgalar sistemi” ile karşı
karşıya geldiğini ileri sürüyordu. Aynı
yıllar içinde filozof Bergson, “sezgi”nin “yeni bir boyut”
olduğunu; Poincare ise
farkında olmadan yaşadığımız bir “psikolojik zaman boyutu”
bulunduğunu belirtiyorlardı. 20.
yüzyıl sonlarına doğru ise James Jeans, Eddington, George
Gamow, Reichenbach,
Hawking vb. astro-fizik bilginleri, “çok boyutlu evren”
yapısını dile
getirmeye çalışıyorlardı. İçinde yaşadığımız yıllarda ise
sibernetik bilimi ile
ortaya çıkan “internet boyutu” ya da “bilgi iletim
boyutu”nun uzanımları gösterilmektedir!.. İşte,
elinizde bulunan bu kitapta, ortaya atılan “çeşitli
boyutlar” sunulmakta ve tartışması
yapılmaktadır |
  | AYDINLANMA
ÜZERİNE BİR DERKENAR Yazarı: Prof.
Dr. Fehmi Baykani Sayfa:
280 Ebat:
13,5x21,5
cm ISBN:
975-6963-79-4 Kaknüs/Felsefe |
AYDINLANMA
ÜZERİNE BİR DERKENAR Günümüzde
pek çok akademisyen, araştırmacı, hatta köşe yazarı 18.
asırda sanayi
devriminin ardından doğan “Aydınlanma Felsefesi”ni bir dünya
görüşü olarak
sunuyor, kendi fikirlerini savunurken meşruluk zemini olarak
aydınlanmaya atıfta
bulunuyorlar. Bu
kitapta felsefe profesörü Fehmi Baykan “Aydınlanma
Felsefesi”nin bir efsane, hatta
bir entelektüel hurafe olduğunu delillerle ortaya koyuyor.
Yazarın eseri, sayfanın
kenarına yazılan birkaç satır anlamına gelen “derkenar”
kelimesiyle nitelendirmesi,
filozofların ve felsefecilerin hatalarının büyüklüğü
sebebiyle yazarın
bütün gayretlerinin ancak meselenin ciddiyetine dikkat
çekmeye yetmesindendir.
Aydınlanmanın olmadığının ispatlanmasındaki amaç,
hataları inceleyerek
doğruyu kavramaktır. Kitabın bir başka hedefi ise, düşünce
tarihini okuyarak
insanoğlunun zihin yapısını, hatalarıyla beraber düşünce
tarzını; kendini,
topluluğu ve Kainatı nasıl izaha gayret ettiğini öğrenmek ve
insanı anlamaktır. Kitabın
önsözünde filozof ve felsefecilerin yanlış yapabileceğini
örneklerle ortaya koyan
yazar, Mesele kısmında bu kitaptaki iddiasını ve amacını
tanımlar. İki bölümden
oluşan eserin ilk bölümü, aydınlanmanın bir efsane olduğunun
delillerle kanıtlanmasına
ayrılmıştır. İkinci bölümde ise 18. asrın önde gelen
filozoflarının temel
fikirleri incelenip tutarsızlıklar ve geçersiz argümanlar
gösterilmiştir. Sonuç bölümünde
“çağdaşlık ve uygarlık” namına empoze edilen efsanelerin
zihinleri karıştırmaktan
öteye gitmediği düşüncesi
tartışılmıştır. |
  | YÜREK
SAFINDA BİR ŞAİR CAHİT ZARİFOĞLU Yazarı: Alim
Kahraman Sayfa:
148 Ebat:
15X22
cm. ISBN:
975-6698-71-3 Kaknüs/Düşünce |
YÜREK
SAFINDA BİR ŞAİR CAHİT ZARİFOĞLU Türk
şiirinde büyük bir mizaç olarak beliren Cahit Zarifoğlu’nun
şiiri her farklı bakışa yeni
perspektifler sunacak zenginlik ve derinlikte olduğunu
ortaya koydu. Yaşadığı dönemde,
yaratıcı kişiliğinin şiire getirdiği sürprizler, farklı
edebiyat anlayışlarım ortak
bir dikkat noktasında buluşturucu etkiler uyandırmıştı.
Ölümünün ardından geçen
on altı yıl, Zarifoğlu şiirinin tazeliğini koruduğunu,
yeniliğinin sadece dönemsel
bir dil tadı farkından kaynaklanmadığını gösterdi.
Edebiyattaki yeri daha
güçlü temellerle sağlamlaştı. Öyle ki, şiir
değerlendirmelerinde artık bir ölçü olacağından
hareketle, adına şiir ödülü konuldu. Cahit
Zarifoğlu/Yürek Safında Bir Şair kitabı, bu ödül girişimiyle
ödevli olanların mütevazı
çabasıyla ve yazı sahiplerinin özverili ilgileriyle ortaya
çıktı. Bütüncül bir
yaklaşımla Cahit Zarifoğlu’nun sanatçı kimliğine ve şiiri
başta olmak üzere ardında
bıraktığı yapıtlarına eğilmeyi
amaçladı. Bir
“Sunuş”la başlayan kitap dokuz bölümden
oluşuyor. •
Şairin Hayatı; Zamandizin •
Şiirler ve Çeviriler/ Talat Sait
Halman •
Hayat ve İzlenimler/ Rasim Özdenören •
Eserler ve Yankılar II Şiir: İlhan Berk; Selim İleri; Nursel
Duruel; Kamil Eşfak
Berki; Turan •
Koç; Alim Kahraman;Yılmaz Taşçıoğlu; Mehmet Can Doğan; İhsan
Deniz; Ömer
Erdem; Levent Dalar •
Bir Roman Tasarısından Bölümler: Cahit
Zarifoğlu •
Mektuplar: Cahit Zarifoğlu’nun asker olarak bulunduğu
Sarıkamış ve Kıbrıs’tan Nazif •
Gürdoğan’a yazdığı mektuplar •
Anıların Işığında: Alaeddin Özdenören; Nazif Gürdoğan; Kemal
Kahraman; Seyfettin
Ünlü •
Eserler ve Yankılar II/ Düzyazının İzinde: M. Fatih Andı;
Ömer Say; M. Ruhi
Şirin; Mehmet •
Maraşlıoğlu; İlhan Kutluer; A. Haydar Haksal; Hasan
Akay •
Yazılanlar ve Yansıyan/ Zamandizin: (Haz.: Rıdvan Çınar)
Cahit Zarifoğlu’nun Dergi
ve Gazetelerde Yayınlanan Şiirleri; Hikayeler; Hakkında
Yazılanlardan Seçmeler Bu
kitabın şairi anmak için iyi bir vesile olacağını düşünüyor;
onun eserini aydınlatma
yolunda yeni görüşler geliştirecek kuşaklara katkılar
sağlayacağını umuyoruz. |

.gif) | ÇILDIRININ
ANAFORUNDA: GOG Yazarı: Giovanni
Papini Çeviren:
S. Neval Şimşek Sayfa:
539 Ebat:
13.8X21cm ISBN:
975-6963-33-6 Kaknüs/Düşünce |
ÇILDIRININ
ANAFORUNDA: GOG 20.
yüzyılın aykırı entelektüelinden günümüz kozmopolit
medeniyetinin tuhaf, marazî,
belki de korkunç vesikası. İnsanlık
düşüncesinin vardığı son nokta Gog’un Einstein’a söylettiği,
ünlü bilginin tek
alan göreceliği adını verdiği keşfini basitçe ifade eden
“Bir şey kıpırdıyor” cümlesinden
ibarettir. “İnsan bilgisinin en yüksek ve en olgun yemişi
basit bir muşmula
ise kabahat benim değildir. Birleştire birleştire nihayet
inanılmayacak kadar
sade birşeye varmamız gerekiyor.” KİTAP
HAKKINDA Gog’un
trilyoner kahramanı akıl hastanesine düştükten sonra
anılarını yazar. Çağın
bütün düşünce akımlarını öğrenme tutkusuyla yanıp tutuşan
Gog, Lenin’den
Picasso’ya ve Einstein’a kadar 20. yüzyılın birçok ünlü
siyasetçi, sanatçı
ve bilim adamına milyarlarca para vererek bildiklerini
onların ağzından dinlemek
ister. İnsanlığı, doğayı, hıristiyanlığı, kısacası dünyayı
kurtarmak isteyen dahiler,
bu yarı vahşi, saf , cahil ve zengin iş adamına başvurur.
Gog, onayladığı fikirlerin
uygulanması için milyarlar harcar, ancak sonuç her zaman
fiyaskodur. Bir
havuzu parayla doldurup içinde yüzmüş, New York’un ortasında
geniş bir arazi
alıp içine bütün dinlerin kutsal mekanlarını yaptırmış, bir
devlet satın almış bir
adamın beklenmedik olaylar, denizaşırı seyahatlar, bilimsel
araştırmalar ve çılgınlıklarla
dolu öyküsü. YAZAR
HAKKINDA Avangard
polemiklere yol açarak 20. yüzyılın başında adından en çok
sözettiren entellektüellerden
biri olan Papini gazeteci, eleştirmen, şair ve
romancıdır. Yaşamı
I. Dünya Savaşı’nın ölümcül arenasına girmek üzere olan
nesli yansıtır. Bujuvazi
karşıtı başkaldırı ideolojisini yaşama geçirmeye çalışan bir
provokatör; aynı
zamanda da arkaik ve basit yaşam tarzına dönüşü arzulayan
bir şairdir. Geleneğin
yıkılmasını ve yeni neslin yeni bir başlangıç yapmasını
savunan Papini’nin
ideolojik gelişimi paradokslarla doludur: Başlangıçta
milliyetçilik karşıtı,
sonra faşizm destekçisi; başlangıçta şüpheci daha sonra Roma
Katolik kilisesi
mensubu. Bir yandan İsa’nın yaşamını yazmış, öte yandan
Şeytan’ın tarihini.
Roman, kısa öykü, felsefe, kuram ve edebiyat eleştirisi
üzerine seksenin üzerinde
eseri vardır. |

 | MUTLU
OLMA SANATI Yazarı: Emile-Auguste
Chartier Alain Çeviren:
S. Neval Şimşek Sayfa:
28 Ebat:
14x21
cm ISBN:
975-6963-09-3 Kaknüs/Düşünce |
MUTLU
OLMA SANATI ‘Küçük
şeyler mutsuz olmaya yetiyor; ya mutlu olmaya?’ der, bir
şairimiz. Gerçekten
hayat içinde hem mutlu hem de mutsuz olmak için gerekçeler
çok. Nasıl
baktığımızla bağlantılı olarak bunları görüyoruz. Güzel
bakarsak güzel görürüz.
Bu Polyannacılık demek değil. İçimizin genişliğince dışımızı
genişletmek demektir. Fransız
filozof ve yazar Chartier Alain (1868-1951), insanın, hem
kendisiyle hem de
çevresiyle barışık ve de mutlu olabilmesi için küçük
ipuçları sunuyor. Bunlar -belki
de- hepimizin bildiği şeyler. Aslında hepimiz, mutlu olmanın
ya da mutlu kılmanın
yollarını biliyoruzdur. Alain, sadece hatırlatıyor, işaret
ediyor. Hayat zorluklarla
dolu elbet. Önemli olan hayatı bu zorluklarıyla
göğüsleyebilmek ve yaşanılır
kılmak. Bakın Rilke ne diyor: ‘Bir şey güç ise onu bize
yaptıracak bir sebep
daha var demektir.’
|

 | MÜZİK
YAZILARI Yazarı: Yalçın
Çetinkaya Sayfa:
40 Ebat:
14x21
cm ISBN:
975-6963-64-6 Kaknüs/Düşünce |
MÜZİK
YAZILARI Yalçın
Çetinkaya İTÜ Devlet Konservatuarı’nı bitirdi, doktorasını
İTÜ Sosyal Müzikler-Hint
Bilimler Enstitüsü’nde İslam Felsefesi alanında
tamamladı. “Geleneksel
Müziği”, “Film Müzikleri” ve “Çok Seslilikte Yöntemler”
üzerine çalıştı.
Dini Musiki alanında Bekir Sıdkı Sezgin’in öğrencisi oldu ve
Sanatta Yeterlilik
Doktora tezini “Mevlevilikte Müzik Felsefesi” konusunda
yazdı. Birçok gazete
ve dergide müzik yazıları yazdı. Bu kitap, Yalçın
Çetinkya’nın Yeni Şafak, Yeni
Ufuk ve Aksiyon gibi yayın organlarında haftalık ve düzenli
olarak; bazen o
günlerdeki müzik gündemine uygun, bazen de gündemin tamamen
dışında yazdığı
kısa “gazete ve dergi” yazılarından derlenmiştir. Yalçın
Çetinkaya kitapta yer
alan bir çok yazısında, müzik dünyasında tartışılması
gereken bazı alanlara girmeye
çalışmıştır. Bunu yaparken de, sadece düşüncesini ifade
etmiş, herhangi bir
“taraf”a saplanıp kalmamıştır. Yazar, ele aldığı bazı
konuların, üzerinde daha
ayrıntılı ve daha titiz çalışmayı gerektirdiğini
düşünmektedir; bu yazıları okuyucuya
konuyla ilgili fikir vermek ve onunla bir şeyler paylaşmak
amacıyla yazmıştır. Kitaptaki
toplam 83 kısa yazıdan bazı başlıklar şöyledir: “Hayat,
Müzik ve Beethoven”,
“Türkü Sadeliktir, İçtenliktir”, “Rönesans’tan XXI. Yüzyıla
Müzik Yolculuğu”,
“Bach, Mesnevi’yi okumuş mudur?”, “Sevdalinka: Bosnalıların
Romanı”. |

 | NİETZSCHE’NİN
FELSEFESİ Yazarı: Prof.
Fehmi Baykan Sayfa:
150 Ebat:
14x21
cm ISBN:
975-6963-83-2 Kaknüs/Felsefe |
NİETZSCHE’NİN
FELSEFESİ Yabancılaşma
fenomeni son birkaç yüzyıldır Batı felsefesinde en fazla
ilgi çeken problemlerden.
Son zamanlarda ülkemizde de bu soruna ilgi duyan
düşünürler artmakta.
Batı’da yabancılaşmayı en etraflıca inceleyen filozoflardan
birisi Nietzsche’dir.
İnsan felsefesi alanında en önemli simâlardan olan
Nietzsche, kültür
ve insan problemleri konusunda günümüz için bile ışık tutucu
fikirler ortaya koymuştur.
O, her ne kadar 19. yüzyıl Avrupa kültürünü ve insanını
tahlil etmişse de
düşünceleri insanın evrensel bazı özelliklerini tesbit
ettiği için günümüz Türk insanını
anlamada da faydalı olabilir. Felsefe
profesörü Fehmi Baykan’ın kaleme aldığı bu eserin Birinci
Bölümünde Nietzsche’nin
ahlâk, din, felsefe ve sosyo-politik ideolojiler
alanlarında yabancılaşmanın
tezahürünü nasıl tahlil ettiği ana hatlarıyla sunulmuştur.
İkinci Bölümde
Nietzsche’nin yabancılaşma meselesine getirdiği çözüm
üzerinde durulmuştur.
Üçüncü Bölümde ise Nietzsche’nin öğretisi katkıları ve
eksikleri belirtilerek
genel olarak değerlendirilmiştir. Prof. Fehmi Baykan,
kitabını şu sözlerle
tanıtmaktadır: “Bu çalışmamda Nietzsche’nin karışık ve
dağınık fikirlerini mümkün
mertebe düzenli bir hale getirdim, açıklamaya ve anlaşılır
kılmaya çalıştım.” |
  | NOLİ
ME TANGERE BEDEN YAZISI II Yazarı: |
| |