ÖMER
SEYFETTİN İSLAMCI,
MİLLİYETÇİ VE MODERNİST BİR YAZAR Tozlu
Kalmış Satır Aralarına Tutulan Bir
Işık... Ömer
Seyfettin hakkında bugüne kadar çok şey dile getirildi ama
bu eserle birlikte anlaşılıyor
ki geçmişte bazı noktalar tozlu kalmış ya da onun hakkındaki
ana kaynaklara
yeterince inilememiş. Onun İslamcılığından tutun da
Milleyetçiliğine, modernistliğinden
dil ihtilalciliğine kadar günümüze dek çok şey yazıldı,
çizildi. Ömer
Seyfettin’in Çizgisi Ömer
Seyfettin yazmaya başladığından itibaren hep aynı çizgiyi mi
sürdürdü yoksa
zamanının şartlarından kalemi de etkilendi mi? Siyasal,
toplumsal ve kültürel
referansları nelerdi? Bu düşüncelerinde hep sabit kaldı mı?
Yazmaya hangi
dönemde başladı? Peki bir hikayeci olarak bilinen Ömer
Seyfettin’in yayınlanan
ilk eseri hikaye miydi? Hayal kırıklıkları, yapmak
istedikleri nelerdi? Bu
ve benzeri sorulara cevap bulabileceğiniz, asıl kaynaklara
inilerek yapılmış bir
Ömer Seyfettin tahliliyle karşı
karşıyayız... Dil
İhtilalcisi Bir Asker İttihat
ve Terakki hareketinin öncülerinden olan Ömer Seyfettin,
Meşrutiyet’in ilanına
yakın bir zamanda “Hüsün ve Şiir” dergisinden Ali Canip’e
mektup yazarak
dil ihtilali yapma konusunda çağrıda bulunur. Ömer
Seyfettin’in bu çağrıları
büyük yankı uyandırır. Ali Canip ve Ziya Gökalp’in de yer
aldığı İttihat ve
Terakki’nin dergisi olan “Genç Kalemler”in içerik
değiştirmesine vesile oldu. Yeni
edebiyata beşiklik eden Ömer Seyfettin halkın konuşma dilini
esas aldı, sözcüklerin
kökenine bakmadı ve toplumla birebir uyuşan bir dil
kullandı. Cephede
Esir Düşen Milli Bir Savaşçı Asıl
mesleği olan askerlikten istifa eden Ömer Seyfettin’in sivil
olarak yürüttüğü yazarlık
hayatı uzun sürmez ve Balkan Savaşı’nın patlak vermesiyle
yeniden orduya
çağrılır. Yunanlılara karşı Yanya’da mücadele eden Ömer
Seyfettin, 20 Ocak
1913’te Karlıtepe’de 21 askerle birlikte esir düşer. 28
Kasım 1913’te esaret hayatının
bitmesiyle İstanbul’a döner. Tüm
Fikirleri Buluşturan Bir Halk
Adamı Bir
dindar, Türkçü, Batılı, laik, efendi, esnaf, çiftçi, yahut
bir subay, çocuk, erkek, kadın,
veya liberal, sağcı, solcu, muhafazakar ve bir milliyetçinin
aradığını bulduğu
Ömer Seyfettin’e devlet hep mesafeli durdu. Fakat o, her
zaman çok okunan yazar oldu ve hâlâ da okunmaya
devam ediyor. Ömer Seyfettin’in dil, siyaset,
toplum, eğitim ve Türklük üzerine bir kimlik tahlili ve
hayat hikayesi tarzında ele alınan
eser, Ömer Seyfettin hakkındaki tüm
merakınızı giderecek
tarzda güçlü bir yapıyla okuyucunun beğenisine
sunuluyor. |