KÜLTÜREL
ANTROPOLOJİ İnsanın
dünya üzerindeki serüvenini bütün renkleri ve çeşitliliğiyle
teneffüs etmek isterseniz
antropoloji bilimiyle tanışmalısınız. Antropoloji bütün
bilimler içinde en
özgürlükçü olanıdır. Zira ırksal ya da kültürel üstünlük
iddialarının asılsız olduğunu
kanıtlamakla kalmamış, nerede ve ne zaman yaşadıkları
konusunda ayırım
göz etmeksizin bütün insan topluluklarını inceleyerek insan
doğasını alimlerin
düşüncelerinden ya da labratuvarda çalışan bilim
adamlarından çok daha
büyük ölçüde aydınlatabilmiştir. Antropolojinin
ilgi alanı uçsuz bucaksızdır.İnsanla ilgili, geçmişte ve
şimdi yaşanan
her şey antropolojinin konusuna girer. İnsanı
konu alan başka birçok bilim
vardır. Anatomi ve fizyoloji gibi bilimler insanı biyolojik
bir organizma olarak ele
alır. Sosyal bilimler insan ilişkilerinin belli
kalıplarını
ve insan kültürünün büyük
başarılarını inceler. Antropologlar bu saydıklarımızın
hepsiyle ilgilidir ama hepsiyle
birden, bütün yer ve zamanları hesaba katarak
çalışmak isterler. İşte bu eşsiz
geniş perspektif, antropologların insan doğası olarak
tanımlanan kaygan zeminde
başarılı olmalarını sağlar. Türkiye’de 1950’lerden
itibaren yaygınlaşmaya başlayan
antropoloji, ülkemizin kendi kültürüne özgü problemleri
çerçevesinde analizler
yaparak gelişmiş ve bu arada pek çok
değerli antropolog yetişmiştir. Antropoloji
çalışmalarının ürünleri özellikle 1990’lardan itibaren yayın
dünyasına yansımaya
başlamıştır. Ancak yayınlanan kitaplar
yetişmiş antropologların kendi
uzmanlık alanlarında çalışmalarının bir sonucunu ortaya
koymaktadır. Türk
okuruna antropolojinin ne olduğunu ve antropologların
nasıl çalıştığını anlatan,
özellikle üniversite öğrencilerine yönelik Türkçe
yayınlanmış kaliteli antropoloji
kitapları yok denecek kadar azdır. Var
olanlar da belli konularda aşırı yoğunlaşarak
antropolojiyi bir disiplin olarak bütüncül karakteriyle
okuyucuya sunamamaktadır.
ABD’nin
çeşitli üniversitelerinde 1965’ten
beri antropoloji dersleri veren araştırmacı, yazar
William A. Haviland’ın bu alanda standart kabul edilen
Kültürel Antropoloji adlı
eseri antropoloji alanında bilgisini
derinleştirmek isteyen Türk okuru için önemli
bir boşluğu dolduracaktır. Kitap 1980’lerde ABD’de ilk
yayınlandığında kültürel
dar görüşlülüğe ve ırk merkezciliğe
bir tepki olarak ön plana çıktı. Kitabın en
çok dikkat çeken yönü, Batılı olmayan kültürlerle Batı
kültürlerine (Amerikan kültürü
de dahil olmak üzere) eşit
ağırlık vererek dengelenmiş olmasıdır; böylece kitabı
okuyanlar tanıştıkları kültürleri kendileri karşılaştıracak
ve antropolojinin kendi
yaşamlarıyla ne derece ilişkili
olduğunu
göreceklerdir. |